|

|
YÜREK
AYAKTA
Sabaha çıkar mı bu yürek,
Vermişim kendimi afyon suyuna,
Sarhoşken beynim
Ve ne dediğimi bilmeden,
Girmişim yalanın koynuna,
Bedenim felçli, uyuşmuş,
Beynim sarhoş, uyumuş,
Yürek ayakta...
Teneşirlere yayılsa da,
Sığdırsalar da tabutun tahtalarına...
Yürek ayakta...
İçi sevda dolu,
Yolu hasret yolu,
Memleketi gurbet,
Ah sensizliğin her yanı dert,
Bitmeyen dert…
Gelir mi bu sabah bilmem,
Çekilir mi yıldızlar
Bıraktıkları sevgilinin koynuna,
Sular çekilir mi yatağından,
Çalar mı davullar gürültüyle,
Çanlar yerinde halaya durur mu?
Bu sevda ah bu sevda,
Gideceği yolu bulur mu?
Uyutsalar en acı dumanla,
Kurulsa kazanlar, suyum ısıtılsa
Ve bir salayla kulaklar kabartılsa okunacak ada,
Göğe uzanan minarelerden akacak bir salık,
Kısık, boğuk, utanan sesimle edeceğim veda…
Girmedim yarenin büyülü gözlerine,
Sereceğim yatağımı
Toprağın pas kokan yüreğine giderken,
Son kez vuracak davullar,
Durulacak bara, zeybekler uçacak,
Tutulacak halaylar,
Gelen sabaha,
Gecenin derinlerinden gideceğim,
Sabahın en ücra köşesinden,
Sessizce elveda diyeceğim…
Sırrı Çınar |

|