![]() |
SIRRI ÇINAR |
![]() |
|||||||
|
|
|||||||
|
|
|
|
|
||||
|
|
|
||||||
|
|
|
||||||
|
|
|||||||
|
|
|||||||
|
|
|||||||
|
SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİ Modern parlamenter demokrasi ve rekabete dayalı ekonomi, sosyal ve kültürel gelişmeyle paralellik arz eder. Çoğulcu parlamenter demokrasi, ekonominin maddi refah düzeyi yanında ,kurum altyapısı , toplumdaki her türlü değer ,davranış kalıpları,dünya görüşü ve organizasyon biçimlerini belirler. Çoğulcu demokrasinin ve piyasa ekonomisinin temel ilkeleri; sosyal ilişkilerin düzenlenmesindeki uzlaşma, hoşgörü, sosyal barış, birey özgürlüğü, adalet, eşitlik ,güvenlik ve refah düzeyidir. Gelişmelerini tamamlamış ülkelerin bu ilkeler konusunda ana problemleri yoktur. Çoğulculuk, kişinin sosyal çevresiyle bağını sürdürmesine ve siyasetle ilgili kalmasını sağlar. Çağdaş demokrasiyi ; yarışma özgürlüğüne dayalı her türlü anlayışı temsil eden grupların siyasal gelişmelere katkısı olan haliyle anlamalıyız. Toplumda gruplar, gönüllü örgütler, dağılan toplum dengesinin kurulmasını sağlar. Gönüllü kuruluşlar siyaset arenasında iktidarla birlikte karar alarak, yasaların hazırlanmasında yardımcı olur. Gerektiğinde yasaların değişmesinde telkinde bulunarak sosyal görevlerini yerine getirir. Herhangi bir demokrasinin istikrarı sadece iktisadi gelişmeyle değil, siyasi sisteme örgütlerin katılımı ve tesiriyle sağlanır. Demokrasinin meşruluğu; fertlerin şuurlu bir biçimde örgütlenmesinden geçer. Toplumun çıkarları, ekonominin düzeyi , sosyal ortam ve eksiklikleri siyasilere ve kamuoyuna ileterek, çözümlerinde birlikte karar verildiği sürece demokrasi meşrulaşır. Sivil toplum örgütleri tarihi evrimin Sosyo-Ekonomik sonuçlarıdır. Gelişmiş toplumlarda gönüllü örgütler sosyal yaşantıyı düzenler. Toplumu yönetecek kurallarda ve sistemin oluşmasında pay sahibidir. Demokrasinin asgari şartı, kişilerin gruplar aracılığıyla yönetime katılmalarıdır. 21.Yüzyıla girerken, bir çok ülke sanayileşmesini tamamlayarak , bilgi toplumuna geçmiştir. Bilgi toplumunda toplumun hayatı ile doğrudan ilgili kararları verenlerle aradaki köprü, sivil toplum örgütleri olacak. İş dünyasında, ileri ekonomilerde ittifakların meydana getirdiği tabana, müştereklere, uzman düzenleyici kurumlara ihtiyaç olacağı kesin. Bu ihtiyaç Avrupa topluluğu ülkelerinde,
Ortadoğu'da, Karayipler'de, Pasifikte, tabii olarak biz de ve Türk dünyasında hissedilecek. Gücün değişim çağı yaşanıyor. Fertlerin tek başlarına elde ettikleri gücün, ekonomik, sosyal ,siyasi yönden güçlü diğer insanlarla birleştirmesi gereken çağa giriyoruz...
|