| |
KAN
SALKIMI
    


Kan salkımı sallanıyor önümde,
Gecelere
ödünç verdim gençliğimi,
Bir nefes
tütünle gözlerini eşitledim,
Geçmişe
kan davalıyım,
Seni ve
seninle ilgili her şeyi yıldızlara kilitledim.
İntikam
avuçlarımda kelebekleşiyor,
Muhkem
sandığım yüreğim,
Karşında
bebekleşiyor.
Gömleğim
terden ıslandı sanmıştım,
Açık
düğmeden dışarı fırlamış
Ölüm
listesi,
En başta
sen varsın,
Kan
salkımı ılık ılık damlıyor,
Sevdam
dişlerini sıkmış,
Gözlerinden yıldırım akıtıyor,
Ölüm
döşeğinde parlayan ay,
Kutup
yıldızı son notaya vurdu,
Ayrılık
adına son beste bu,
Ebruli bir
veda busesi,
Bir
pişmanlık meşalesi,
Kapıya
dayanmış bulutlar,
Dudaklarımda gelgitler
Üstümde
rüzgârdan bir elbise,
Kokun
şehri sarmış,
Külhanlarda ihanet yanıyor,
Sonsuzluğa
uzanan gökler
Menzilini
şaşırmış,
Gözlerinde
ah o gözlerinde masumiyet kavrulmuş.
Tesadüf
değil çiğ olup düşüşün,
Bedenim
soğuk, burkulmuş sevdam,
Çimenler
sana yeşerdi,
Bir ikindi
uykusu duruşun,
Sessiz,
solgun, durgun,
Sanma ki
unutuldun,
Bir
düşmanlık mı, hasret mi, intikam mı?
Mermere
kazınmış adın mı?
Yoksa
kazınan inadım mı?
Kan
salkımı sallanıyor önümde,
Her tanede
sen, saçının bin teli,
Boynuma
geçmiş tel tel,
Yutkunsam
mı, unutsam mı?
Kısa
sevmeleri unutmak uzun sürer mi?
Çok
sevmeyi yıllar siler mi?
Adın
sayfalara sığmaz olmuş,
Büyümüş de
büyümüş,
Boynunda
zincir, yanağındaki gamzeyle dost,
Dudaklarında ısırgan sözünle dost,
Susadım,
ay ışığından bir kâse içsem,
Ya da
afyon yutsam aç karnına,
Kan içsem,
doysam sana,
Ya da
umursamazca yokluğa koşsam,
Unutsam
gözlerini, kokunu,
Gökyüzüne
sallasam parmaklarımı,
Kanayan
gökyüzünü içsem,
Önümde kan
salkımları olsa da,
Kirpiklerim kavuşuncaya kadar,
Bir an,
bir nefes seni görsem.
Sonrası,
bir hiç,
Sonsuzluğa
yürüsem…


HANİ HER SABAH UYANIR
ALEM
Hani sabah uyanır ya
bütün alem,
Kuşundan böceğine, çiçeğinden insanına,
Özgüründen mahkumuna, hastasından sağlamına
Bin umutla yüklenilir yeni günün bohçası,
Bölünür zaman, zamanın içinde,
Kuşluk, öğlen, ikindi derken akşam
Yine çöker karanlık bin umudun üstüne,
İdrak, sonsuzluğa diker gözümüzü,
Hiç bitmeyecek zamanlara döneriz yüzümüzü,
Biten ve başlayan zamanların içine yerleşir
Yeni zamanlar ve umutlar,
Hani sabah olacak diye,
Tez geçmeli zaman,
Doğacak güne umutlar gebe ,
Uykuyla eğlendirilir, zamana çelme takılır
Yastıkta baş, döşekte beden,
Hayaller hülyada,
Hayata el verilir,
Can bacasında tüten nefeste,
Zamanın ben yokum
dediği yerdir,
Yatarsın ve uyanırsın,
Umut ezan sesiyle yıkar perdeleri,
Zamanın girdabı beklerken seni,
Kaçamazsın zaten, bekletemezsin seferi
Kaçıncı karanlıktan çıkışın bu,
Hesap yok varacağın kaçıncı karanlığa, Zamanla bir düello daha,
Sonu belli ama yine de bir cesaret,
Zaman kazanır, hanene yazılır hezimet,
Her sabah umutla başlar birileri,
Yine bir sabah,
Zamana yenik düşer birileri,
Her sabah umutla kalkar başlar,
Yine bir sabah,
Ecele yenik düşer birileri,
Her sabah ışıldayan gözlerden
Bu sabah süzülür yaşlar…
Bükülür boyun…veda etmeye fırsat kalmadan,
Bütün intikamını almıştır zaman,
Biri gitmiştir, geride kalan binler,
Umutla yarın doğacak günü bekler…
Hani her sabah uyanır ya alem,
Babasız uyanan annesiz uyanan,
Oğulsuz uyanan kızsız uyanan,
Bin umutla yüklenilir yeni günün bohçası
Sürülür hayatın böyle kısa sefası…
SIRRI ÇINAR
 Diğer
şiirleri okumak için  
|
SEN
VE ŞİİR
Sana şiirler
yazmak,
Şaire nasip olmaz mutluluk.
Meçhule sormadan koşmak saadet,
Sensiz kalmak burukluk.
Nice yıldızlar saydım gökte,
Kaçı bana gülüyor sandın,
Çıkmasın yıldızlar, gök kararsın,
Sönmez ışıklar yanar içimde.
Gökler açılıp yer yarılsa,
Yeminim yalan değil, tebessüm sahte,
Kılım kıpırdamaz, alem bana darılsa,
Bir ömrü adarım sana, kalsak da kafeste.
Açıyorum hemen gönlümü,
Şiirler yazıyorum sana,
Aheste olmak, beklemek ölümü,
Diyeceğim işte;şiirimsin benim....
      
 
şiirleri
okumak için
GÖKYÜZÜ KIRPINTILARI
Cebimde gökyüzü kırpıntıları,
Harcadım hepsini umut pazarında,
Bilmem kaç şiddetinde gönül sarsıntıları,
Karımı bilmem hayat mizanında,
Kulaklarımın en ücra köşesinde,
Yankılanan hıçkırıklar düne dair,
Yalnızlığın asırlık devriyesinde,
Çılgın savaşları yapmaya dostluklar mahir,
Zavallı beynim aldatıyor kendini,
Topladı güneşten birkaç parça hayat ışığı,
Sabitledi gökyüzüne umut direğini,
Gökyüzü kırpıntılarına salladı boş kaşığı,
Yetecek de artacak belki tek sabah bana,
Çıkmasa da en karanlık gecede yıldızlar,
Elde baston, titreyerek yürürsem sana,
Parça, parça düşecek gökyüzünden kırpıntılar...
     
 
şiirleri
okumak için
SERZENİŞ
Gönül dipsiz kuyularda saklar,
Bölüşmez sabahsız gecelerdeki ızdırabını,
Benliğini kemiren dilek simsarlarını paklar,
Bulut tarlalarına eker bugünkü yarını.
Yetmişiki millet salık verir cihan hatıralarını,
Kamışla, palmiyenin eş tutulduğu meydan savaşlarında,
Destursuz dağa kaldırılan karabasanlarını,
İsyanla teslim alıp serzeniş gönül yamaçlarında.
Dikenler gülü, acılar gönlü bezemiş,
Yağmur taneciği sitem eder ummana,
Tabut tahtaları benliğe dönüp yeşermiş,
Serzeniş benimki, bitimi gelmeyen zamana.
     

şiirleri
okumak için
DÜŞEN
KELİMELER
Üstünü örtme kelimelerin,
Bırak üşüsünler,
Parmak uçlarında yıldızları taşıma,
Bırak düşsünler,
Dilindeki kementleri çöz birer birer,
Bırak,
Gönüller sevdalarla gülüşsünler,
Şehrin parlak ışıkları almasın gözünü,
Benim aydınlığımla, bırak
Sönsünler.
Aç gönlündeki paslı kutuyu,
Bırak kelimeleri,
Yüreğime düşsünler
      

şiirleri
okumak için
KAN SALKIMI
Kan salkımı sallanıyor önümde,
Gecelere ödünç verdim gençliğimi,
Bir nefes tütünle gözlerini eşitledim,
Geçmişe kan davalıyım,
Seni ve seninle ilgili her şeyi yıldızlara kilitledim.
İntikam avuçlarımda kelebekleşiyor,
Muhkem sandığım yüreğim,
Karşında bebekleşiyor.
Gömleğim terden ıslandı sanmıştım,
Açık düğmeden dışarı fırlamış
Ölüm listesi,
En başta sen varsın,
Kan salkımı ılık ılık damlıyor,
Sevdam dişlerini sıkmış,
Gözlerinden yıldırım akıtıyor,
Ölüm döşeğinde parlayan ay,
Kutup yıldızı son notaya vurdu,
Ayrılık adına son beste bu,
Ebruli bir veda busesi,
Bir pişmanlık meşalesi,
Kapıya dayanmış bulutlar,
Dudaklarımda gelgitler
Üstümde rüzgârdan bir elbise,
Kokun şehri sarmış,
Külhanlarda ihanet yanıyor,
Sonsuzluğa uzanan gökler
Menzilini şaşırmış,
Gözlerinde ah o gözlerinde masumiyet kavrulmuş.
Tesadüf değil çiğ olup düşüşün,
Bedenim soğuk, burkulmuş sevdam,
Çimenler sana yeşerdi,
Bir ikindi uykusu duruşun,
Sessiz, solgun, durgun,
Sanma ki unutuldun,
Bir düşmanlık mı, hasret mi, intikam mı?
Mermere kazınmış adın mı?
Yoksa kazınan inadım mı?
Kan salkımı sallanıyor önümde,
Her tanede sen, saçının bin teli,
Boynuma geçmiş tel tel,
Yutkunsam mı, unutsam mı?
Kısa sevmeleri unutmak uzun sürer mi?
Çok sevmeyi yıllar siler mi?
Adın sayfalara sığmaz olmuş,
Büyümüş de büyümüş,
Boynunda zincir, yanağındaki gamzeyle dost,
Dudaklarında ısırgan sözünle dost,
Susadım, ay ışığından bir kâse içsem,
Ya da afyon yutsam aç karnına,
Kan içsem, doysam sana,
Ya da umursamazca yokluğa koşsam,
Unutsam gözlerini, kokunu,
Gökyüzüne sallasam parmaklarımı,
Kanayan gökyüzünü içsem,
Önümde kan salkımları olsa da,
Kirpiklerim kavuşuncaya kadar,
Bir an, bir nefes seni görsem.
Sonrası, bir hiç,
Sonsuzluğa yürüsem…
     
SIRRI ÇINAR
 Diğer
şiirleri okumak için  
|
|