SIRRI ÇINAR  
         
>
>
>
>
>
>
>

Toprağın pas kokan yüreğine giderken,

Son kez vuracak davullar,

Durulacak bara, zeybekler uçacak,

Tutulacak halaylar,

Gelen sabaha

Gecenin derinlerinden gideceğim,

Sabahın en ücra köşesinden,

Sessizce elveda diyeceğim…
...
.................

bana ulaşın

şiirlerim fikrime düşenler

 

 

kitaplarım gördüklerim
 

 

dünüm

babam

dost sitelerim          
 

SANATIN CAZİBESİ



Tiyatro, sinema, konser ve diğer kültür faaliyetlerinin toplumlar üzerinde yaptığı etki büyüktür. Amerika'nın çeşitli ticari markalarının dünyaya yayılmasında en önemli rolü Filmler üstlenmiştir. Kültür emperyalizminin başvurduğu bu yöntem etkisini bire-bir gösterecek kuvvet ve kudret sahibidir. Yeme, içme, giyinme, diyalog gibi yaşama kültürümüzü değiştiren en önemli etki, Amerikan filmlerinden alınmıştır. Bu etkiye direnen ülke yoktur. Batı kültürüne kapalı ülkeler bile bu filmlerden nasibini aldı. Dünya, iletişimin nimetlerinden faydalanarak, sanat faaliyetlerini soğuk savaşın şartlarına göre kullanırken biz neler yapıyoruz?. Gece yarısı ekspresi filminin batı dünyasında hakkımızda oluşturduğu menfi etkiyi silmekte başarısız olduğumuz unutulmamalı. Yabancı Haber ajanslarının ülkelerine gönderdikleri haber görüntüleri inanılmaz biçimde taraflı, kötü sahnelerden oluşmakta. Bizim kendi televizyonlarımızın verdikleri haber görüntüleri ve yaptıkları dizilerin ülkemiz insanlarının üzerindeki etkileri de maalesef menfidir.

Yapılan iyi bir sinema-televizyon filmiyle milyonlarca hatta milyarlarca insana ulaşılır. İyi bir tiyatro oyunu ile salona gelen vereceğiniz her bilgi, mesajı almaya hazır kitle var. Yeni dünya düzeninde evrensel kültür çalışması büyük öneme sahip. Kültürlerin bir-birine benzemesi, bir başka kültüre sahip insanların diğer kültüre yakınlaşmasında sanatın vazgeçilmez cazibesi unutulmamalı.

Azerbaycanlı tiyatro sanatçılarının oynadığı, Timur’un hayatı ile ilgili oyunun video kasetlerinin Almanya’daki Türkler tarafından seyir edildiğini biliyoruz. Türkiye’den Almanya’ya giden Tiyatro ekipleri, Türkiye’den daha fazla seyirci bulmakta. Oralarda yaşayan vatandaşlarımız özellikle gençlerin bu oyunlardan etkilendiğini söylemekte. Kültürümüze sahip çıkmanın yolunun bu çeşit faaliyetlerden geçtiğini, ısrarla yeni ekiplerin gelmesini istiyorlar. Türkiye’den Türk Cumhuriyetlerine giden ses sanatçıları oldukça mükemmel salonlarda, sessiz ve saygılı bir seyirci kitlesine konser vermenin tadına varmakta. Bu cumhuriyetlerde Türk sanatçıların kasetlerinin satıldığını, ilgi ve iltifat gördüklerini biliyoruz.

***

Kardeş Türk Dünyası ile olan ilişkilerimizin zayıflığını, yetersizliğini tartışa duralım. Yeni alınmaya çalışılan ekonomik tedbirler takdire şayan. Ancak, kültür çalışmaları bir kaç fedakar insan, dernek, birlik, vakıfın etkinliklerden ibaret kaldı. Türk Cumhuriyetleri, Sovyet döneminde ve sonrasında sanat, kültür eğitimi almış, iyi yetişmiş bir insan potansiyeline sahip. Türkiye de yabana atılmayacak sanatçı kadrosuna,teknik bilgi, teçhizat ve birikimi ile hazır bekliyor. Kültür Bakanlığının yapması gereken Türk’e layık projeler geliştirerek, Türk cumhuriyetleri ile birlikte sinema-televizyon filmi yapması. İyi hazırlanmış oyunların Türk cumhuriyetlerinde sahnelenmesini sağlaması. Türk Cumhuriyetlerinden Tiyatro grupları ülkemize getirilip ,seyircinin faydasına sunulmalı. Kardeş Cumhuriyetlerin yetişmiş sanatçıları ile birlikte Türkiye’nin uluslararası ün yapacak, ödül alabilecek, Türk’ü Dünyaya tanıtacak Tiyatro oyunları oynanmalı, film çekimleri yapılmalı. Göze, kulağa, akıla ve diğer duyu organlarına hitap eden sanat faaliyetlerine gereken önem verilmeli.

Kültür Bakanlığının Ahmet Yesevi’den başlamak üzere, Türk büyüklerinin felsefe ve hayatlarını yansıtan büyük yapımlara imza atacağı günleri iple çekiyoruz. sanatın cazibesini anlayan ve insanımıza yansıtan Kültür Bakanlığının hayallerini kuruyoruz.

Sırrı Çınar



 


 


 


 






 
 

 


 


 


 



 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 




 



 

      E-Posta: sirricinar@sirricinar.com