| |
RUH SAĞLIĞIMIZ
Bulgaristan Psikoloji derneği, yaptığı araştırmada oldukça ilginç bir
sonuç almış. Yapılan bu araştırma Bulgaristan halkının yüzde otuz
ikisinin ruh sağlığının bozuk olduğunu ortaya çıkarmış.
***
Ülkemizde hayatının bir döneminde sağlık raporu almak mecburiyetinde
kalmayan yok gibidir. Ev hanımlığını tercih eden kadınlarımızın
dışındaki, devlet memuru olmak, asker olmak, sürücü belgesi almak ,
silah ruhsatı talebi ve devletle karşılaşılan ilk anda her Türk
vatandaşından istenen sağlık raporları bir parçamızdır. Bu önemli belge,
tamamına yakını tam teşekküllü hastanelerde verilen heyet raporlarıdır.
Heyet raporu , hastanedeki tıp ana bilim dallarının temsilcisi hekimler
tarafından verilir. Heyet üyeleri arasında Psikiatristlerin de olduğu bu
hastanelerin sağlık raporlarını nasıl verdiğini , rapor alan herkes
bildiği için ayrıntılara girmeyeceğim.
Psikolojik olarak sağlıklı olmanın şartı, insanlarda var olan duygu,
korku, sevinç, saldırganlık, savunma ve diğer insani vasıfların normal
sınırlar içinde kalmasıdır. Normalin sınırlarına dayanan ve aşan
davranışlar hastalık belirtisidir;aşırı ihtiras, korkuların artması,
şüphecilik, aşağılık-büyüklük kompleksleri, iletişim kuramama, yalan
söyleme, toplumdan uzaklaşma, yalnız kalma duygusunun artması,
istikrarsız davranış, başkaları tarafından yönlendirilme, kavgacı olma,
şiddet kullanma, işe uyumsuzluk, başkalarına ve acı kendine vermekten
hoşlanma, vb.
Eğitim alan, ailesi tarafından korunan, belli bir makam -mevki ye sahip
kişilerin normal dışı duyguları gizlenir. Üstü kolayca kapatılan bu
normal dışı duygular, toplumun diğer fertleri tarafından da anlaşılmaz.
Ruh sağlığı normal olmayan her ferdin topluma pahalıya mal olduğu
tartışılmaz gerçektir. Devlet idarecilerinin sınırları zorlayan ve aşan
ruh yapısına sahip olmaları ise ülkenin bu gününü, geleceğini etkilediği
daha acı bir gerçektir. Ruh sağlığının bozulmasını sadece delilik olarak
algıladığımızdan; Yediğimiz turşuyu, ekmeği, meşrubatı üreten kişinin
ruh sağlığıyla hiç bir kurum ilgilenmiyor. Sağlığımızı, canımızı emanet
ettiğimiz hekimin ruh sağlığı normal mi diye düşünmüyoruz. Bulunduğumuz
bölgenin güvenliğini sağlama görevine getirilen polisin, adalet dağıtan
hakimin, idare eden kaymakamın ruh sağlığını tartışmaya cesaret dahi
edemeyiz. Hepimiz bu toplumun fertleriyiz. Ruh sağlığımızı etkileyen
önemli faktörler; yaşadığımız ekonomik, sosyal, ailevi, eğitime dayanan,
fiziki hastalıklarımız, çalışma şartlarımız , beslenme şeklimiz, inanç
sistemimiz olarak sayılabilir. Bunlardan etkilenmeyen fert yoktur. Ama,
etkilerini silerek ruh sağlığını koruma başarısını gösteren fertler
mutlaka vardır. Toplumun çoğunluğunun bu sağlıklı insanlardan oluştuğunu
temenni ediyorum
Bu günümüze; gelişmiş ruh sağlığı ölçme yöntemleri ile bakmamızın
faydasına inanıyorum Hastaneler sağlığı bozulan , tedavi görmek isteyen
insanlarla dolup, taşmaktadır. Bunların tamamına yakını fiziki bir
şikayetle hastaneye başvurur. Ruh sağlığı ile ilgili başvurular klinik
tedaviyi gerektirecek boyuta ulaşan hastaları, yakınlarının getirmesiyle
yapılır. Ruh sağlığının mide ekşimesi, ayak ağrıması, boyun tutulması
kadar önemli olduğunu unutuyoruz. Psikolojik tedavinin delilik
olmadığını, normal davranışlar gösteren insan olmak için şart olduğunu
bilmiyoruz.
Psikoloji derneğinin ülkemizde normali tespit ederek, iyi bir araştırma
yapmasını öneriyorum. Acaba Bulgaristan’ın karşısında nasıl bir sonuç
çıkacak?
Sırrı Çınar
 |
|