SIRRI ÇINAR  
         
>
>
>
>
>
>
>

Toprağın pas kokan yüreğine giderken,

Son kez vuracak davullar,

Durulacak bara, zeybekler uçacak,

Tutulacak halaylar,

Gelen sabaha

Gecenin derinlerinden gideceğim,

Sabahın en ücra köşesinden,

Sessizce elveda diyeceğim…
...
.................

bana ulaşın

şiirlerim fikrime düşenler

 

 

kitaplarım gördüklerim
 

 

dünüm

babam

dost sitelerim          
 

RUH SAĞLIĞIMIZ



Bulgaristan Psikoloji derneği, yaptığı araştırmada oldukça ilginç bir sonuç almış. Yapılan bu araştırma Bulgaristan halkının yüzde otuz ikisinin ruh sağlığının bozuk olduğunu ortaya çıkarmış.

***

Ülkemizde hayatının bir döneminde sağlık raporu almak mecburiyetinde kalmayan yok gibidir. Ev hanımlığını tercih eden kadınlarımızın dışındaki, devlet memuru olmak, asker olmak, sürücü belgesi almak , silah ruhsatı talebi ve devletle karşılaşılan ilk anda her Türk vatandaşından istenen sağlık raporları bir parçamızdır. Bu önemli belge, tamamına yakını tam teşekküllü hastanelerde verilen heyet raporlarıdır. Heyet raporu , hastanedeki tıp ana bilim dallarının temsilcisi hekimler tarafından verilir. Heyet üyeleri arasında Psikiatristlerin de olduğu bu hastanelerin sağlık raporlarını nasıl verdiğini , rapor alan herkes bildiği için ayrıntılara girmeyeceğim.

Psikolojik olarak sağlıklı olmanın şartı, insanlarda var olan duygu, korku, sevinç, saldırganlık, savunma ve diğer insani vasıfların normal sınırlar içinde kalmasıdır. Normalin sınırlarına dayanan ve aşan davranışlar hastalık belirtisidir;aşırı ihtiras, korkuların artması, şüphecilik, aşağılık-büyüklük kompleksleri, iletişim kuramama, yalan söyleme, toplumdan uzaklaşma, yalnız kalma duygusunun artması, istikrarsız davranış, başkaları tarafından yönlendirilme, kavgacı olma, şiddet kullanma, işe uyumsuzluk, başkalarına ve acı kendine vermekten hoşlanma, vb.

Eğitim alan, ailesi tarafından korunan, belli bir makam -mevki ye sahip kişilerin normal dışı duyguları gizlenir. Üstü kolayca kapatılan bu normal dışı duygular, toplumun diğer fertleri tarafından da anlaşılmaz. Ruh sağlığı normal olmayan her ferdin topluma pahalıya mal olduğu tartışılmaz gerçektir. Devlet idarecilerinin sınırları zorlayan ve aşan ruh yapısına sahip olmaları ise ülkenin bu gününü, geleceğini etkilediği daha acı bir gerçektir. Ruh sağlığının bozulmasını sadece delilik olarak algıladığımızdan; Yediğimiz turşuyu, ekmeği, meşrubatı üreten kişinin ruh sağlığıyla hiç bir kurum ilgilenmiyor. Sağlığımızı, canımızı emanet ettiğimiz hekimin ruh sağlığı normal mi diye düşünmüyoruz. Bulunduğumuz bölgenin güvenliğini sağlama görevine getirilen polisin, adalet dağıtan hakimin, idare eden kaymakamın ruh sağlığını tartışmaya cesaret dahi edemeyiz. Hepimiz bu toplumun fertleriyiz. Ruh sağlığımızı etkileyen önemli faktörler; yaşadığımız ekonomik, sosyal, ailevi, eğitime dayanan, fiziki hastalıklarımız, çalışma şartlarımız , beslenme şeklimiz, inanç sistemimiz olarak sayılabilir. Bunlardan etkilenmeyen fert yoktur. Ama, etkilerini silerek ruh sağlığını koruma başarısını gösteren fertler mutlaka vardır. Toplumun çoğunluğunun bu sağlıklı insanlardan oluştuğunu temenni ediyorum

Bu günümüze; gelişmiş ruh sağlığı ölçme yöntemleri ile bakmamızın faydasına inanıyorum Hastaneler sağlığı bozulan , tedavi görmek isteyen insanlarla dolup, taşmaktadır. Bunların tamamına yakını fiziki bir şikayetle hastaneye başvurur. Ruh sağlığı ile ilgili başvurular klinik tedaviyi gerektirecek boyuta ulaşan hastaları, yakınlarının getirmesiyle yapılır. Ruh sağlığının mide ekşimesi, ayak ağrıması, boyun tutulması kadar önemli olduğunu unutuyoruz. Psikolojik tedavinin delilik olmadığını, normal davranışlar gösteren insan olmak için şart olduğunu bilmiyoruz.

Psikoloji derneğinin ülkemizde normali tespit ederek, iyi bir araştırma yapmasını öneriyorum. Acaba Bulgaristan’ın karşısında nasıl bir sonuç çıkacak?



Sırrı Çınar



 


 


 


 






 
 

 


 


 


 



 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 




 



 

      E-Posta: sirricinar@sirricinar.com