|
 |
PAY
VE PAYDA
Paydalarda eşitlik aranırken,
Sonuca doğru,
Paylarda biz, paydalarda sevgimiz,
Paylar dururken olduğu yerde,
Sevgimiz yerlerde,
Çiğnenen, ezilen, yok sayılan,
Yüreğimizin zarif yeri,
Dağınık yol taşları, etrafı diken,
Bastıkça tırnağımız kalkıyor etimizden,
Acının kadehe koyulduğu zamanlardayız,
İçtikçe bulantı, içtikçe sarhoşluk,
İçine düştüğümüz derin boşluk.
Merdivenlerin ters yapıldığı yokuşlardayız,
Başımız yerde, ayaklar yukarda,
Paydalar darmadağın,
Paylar ayakta,
Paylar dimdik,
Paylar vahşi,
Kahkahamız, kederimiz, haykırışımız,
Zembereği boşalmış gözyaşımız,
Mağaralara saklanmış küf kokulu hasret,
Ekmek arası yapılmış bir lokma sitem,
Ve umuda kesilen son parayla son bilet,
Cefayla sefanın son düzlükteki kavgası,
Gerisi tepe taklak,
Gerisi dağ,
Gerisi uçurum,
Eşitlense paydalar çarpılsa ya da toplansa,
Çoğalsa mayalanmış kefir gibi,
Birken bin, binken yüz bin,
Paydalar eşit, paydalar haz dolu,
Paylar yine ayakta kalsa,
Yine dimdik,
Kırmızıya beyaz katılsa ve boyansa dünya,
Pembeye uygun yeşilde kaybolsa hülya,
Sevgi terlese, her yanından aksa billur billur,
Ve bir avuç buz gibi yılları yudumlasa,
İçinde mabetler dikse,
Herkes eşit olsa,
Gerisi mutluluk,
Gerisi neşe,
Gerisi dostluk.
Sırrı Çınar |
 |