|

|
ÖTELENMİŞ
SEVDALAR
(Ahmet Yenilmez kardeşime)
Adımlar daha büyük,
Koşarcasına yürümek isteği,
Ufuk çizgisinden öteye,
Ötelenmiş sevdaları yaşamak...
Zamana, yakından mercekle bakmak,
Başka biçimde sarılmak yelkovana,
Adımlamak en uzun kaldırımı,
Avuçlamak, zaman ötesini,
Yorgun düşmüşken
Loş sokak lambaları dibine,
Bir nefeste dünyayı yutarken,
Sızı inmişken dizine,
İlk çığlığını hatırlarcasına,
Boğazın son notasını çalarken, boğuk bir gürültüyle
Beklediği yeri bilmediğin,
Ötelenmiş sevdalara duyurmak...
Yo, yo saniyeleri durdurmaya bilek gücün yetmiyor,
Saçlarını tek, tek yolsan da,
En acı zehri şerbet gibi yudumlasan da,
Ayak dibinden kalkan başın, isyanda,
Pişmanlık yapışmışken gözünün akına,
Emzirmediğin sevdanın ahı sırtını tırmalarken,
Zavallı alacakaranlık henüz silmemişken göz karanı,
Yumruğunu vurduğun yollar, toplanırken mendil arasına,
Ötelenmiş sevdaların sancısıyla dört kat yüreğin,
Kangren yaraların üstünde,
Korkulan,
Yaşanmayan,
Ağız yarası,
Dil yarası,
Gönül yarası
Acının bin adı var,
Bininin üstünde bir ad daha var,
Her dem başına vuran,
Zamana meydan okuyan,
Ötelenmiş sevdalar var...
Topal bacağın, kırık kolun,
Dilinle savaşa giren kelimeler,
Son çırpınışı kıyıya vuran dalganın,
Köpükleri terki diyar edecekler,
O zamana kadar,
Gelmeyecek, yaşanmayacak,
Üstüne çöreklenen martı sesleri arasında,
Sığ sularda kendine güvenen küçük balığın,
Takıldığı oltanın ucunda ki,
Ötelenmiş sevdalara kadar...
Sırrı Çınar |

|