Ana Sayfa

 

 

 

O İNSANLARDAN OLMAK VARDI YA..

Medenilik köşesine sinip,
İlkel diyerek adamdan saymadıkları o insanlardan,
O insanlardan olmak vardı ya...

Bildiği her kelime hayata dair,
Yalnızca yaşamak için konuşan,
Taşıyabileceği hayatı omuzlamış,
Altında ezilmeden dimdik duran,
Güldü mü neşeyle dağları sarsan,
Ağladı mı yürekleri dağlayan,
O tertemiz insanlardan olmak vardı ya...

En uzak yer, yürüyebildiği yere kadar,
Dinlediği en güzel şarkı, kendi söylediği,
Özlemi, kederi tanımayan,
Sıla, gurbet nedir bilmeyen,
Alabildiğine ıslanan,
Alabildiğine kavrulan,
Güzel, çirkin derdi olmayan,
Yürekten diyen,
Dosdoğruyu bilen,
Tertemiz insanlığı yaşayan,
O insanlardan olmak vardı ya...

Yarına feda etmeden bugünü,
Bir öğün sonrasını düşünmeden,
Hatta öğün diye zaman ölçmeyen,
Günler, yıllar, asırlara sırtını dönmüş,
Sorgulamadan yaşadıklarını,
Savcı, polis, mahkeme girmemişken sözlüğüne,
Din savaşlarından bihaber,
Mülteci kamplarında can çekişen bebekleri bilmeyen,
Doğru sözü unutmuşlardan nutuk dinlemeyen,
Ay ışığı, gün ışığı, ortada yanan ateşten başka,
Sahte ışık tanımayan,
O güzel insanlardan olmak vardı ya...


Çıplak, çırılçıplak,
Kapanacaksa bir yerleri asla açılmayacak,
Açmaya zorlanmayacak,
Estetik kaygısı, kaplanmış yüzü olmayan,
Sevdası çok büyük, dilinde az sözü,
Saf gözleriyle en uzun cümleleri kuran,
Heyecandan kalbi çırpındığında,
Göğüs kafesini çatlatırcasına vurduğunda,
Gizleyecek elbisesi olmayan,
Çıplak, çırılçıplak
O insanlardan olmak vardı ya...

Başı ağrıdığın da ot çiğneyen,
Sevgililer, anneler, babalar, kadınlar, yaşlılar günü,
Doğum, evlenme, tanışma yıldönümü,
Kâbusunu görmeyen,
Memleketi sorulmayan,
Dernek kurmayan,
Her şeyin tek olduğu,
O tek insanlardan olmak vardı ya…

Babası zengin, ya da fakir,
Mesleği, ya da işi,
Kimseyle çatışmayan dünya görüşü,
Her dört, beş yılda sandıktan tavşan çıkarmak mecburiyeti,
O büyük, şu büyük, bu daha büyük diye büyüklük yarışı,
O makam, şu makam, bu mevki, şu unvan, bu şöhret diye kavgaları,
Eline mikrofon alan kargaları,
Yedi kat yer altında saklayan,
O insanlardan olmak vardı ya...

Astronomi, kimya, fizik, matematik
Formül, karışım, dünya coğrafyası,
Hele siyaseti bilmeyen,
Ekonomi, üretim, kapitalizm, sosyalizm,
Yönleri,
Hele sağı, solu ayırt etmeyen,
Millet mutfakları,
Bin bir çeşit yemek,
Hele yemek tariflerini alıp, vermeyen,
Magazin, sosyete, varoş,
Okul, futbol, televizyon,
Bilgisayar, gazete, sinema,
Araba, gemi, uçak, oyuncak,
Hele apartmanları dikmeyen,
O küçük dünyanın,
O büyük insanlarından olmak vardı ya...

Gözün gördüğünden, kulağın işittiğinden öte, gizemsiz,
Takvim yapraklarının yırtılmadığı,
Doğdu sevindik, öldü üzüldük diyen,
İki zaman aralığında,
O güzelim hayatı tüttüren,
O insanlardan olmak vardı ya...
İlkel dedikleri, en ilkel insan olmak vardı ya...


Sırrı Çınar

 

 

 

 

 

 

Şiir      Ana Sayfa