SIRRI ÇINAR  
         
>
>
>
>
>
>
>

Toprağın pas kokan yüreğine giderken,

Son kez vuracak davullar,

Durulacak bara, zeybekler uçacak,

Tutulacak halaylar,

Gelen sabaha

Gecenin derinlerinden gideceğim,

Sabahın en ücra köşesinden,

Sessizce elveda diyeceğim…
...
.................

bana ulaşın

şiirlerim fikrime düşenler

 

 

kitaplarım gördüklerim
 

 

dünüm

babam

dost sitelerim          
 

ASLINDA MUTLULUK DİLİMİZDE…



Çocukluktan çıkıp hatırlamaya başladığımız anlardan itibaren, çevremizdekiler bize bir şeyleri tekrarlayıp durur. Konuşulan bir konuyu kapatmak istediklerinde son söylenen sözler bunlardır. Karşıdakine verilecek en önemli mesajlar arasında bu sözler yer alır. Konuşulanları uzaktan dinleyen yabancı bir kültüre sahip birisi, bu söylenenleri yaşam felsefesi sanır. Tekrar sıklığı da yaşamın bu sözler üzerine inşa edildiğini gösterir. Evdeki sohbetten başlayıp, işyerlerine, alış verişlerden, telefon sohbetlerine kadar her yerde bu sözleri duyarız. En hayati konularda, en riskli durumlarda sığınılan da yine bu sözlerdir. Zaman geçtikce, bu tekrarlananlar hafızamızda iyice yer edinir. Biz de başlarız bu söylenenleri tekrar etmeye. Her yetişkinin konuşmasında önemli bir yer tutar bu sözler. Bu sözleri konuşmamızın uygun bir yerine yerleştirmekle yaşamı ne kadar çok algıladığımızı gösteririz. Güçlü bir ruh haline, güçlü kişilik yapısına, yaşamı çözümleme yeteneğine sahip olduğumuzu da yine bu sözlerle belirtiriz. Gerçekten de insan psikolojisi detaylı olarak ele alındığında, mutluluğa giden yolu açar bu sözler. Çağın içinde bulunduğu buhranlı ruh halinden kurtulmanın, stres denen her türlü sağlıksız insan davranışlarını ortaya koyan ruh halinden de kurtaran sözlerdir. Yaşamın içinden akıp gelen olayların bireyi bir yerlere sürüklenmesini önleyen, yaşamın sırlarını çözmeye yarayan şifrelerdir adeta. Evrende ve evrenin içinde bulunan dünyada diğer varlıklara göre en kısa yaşam süresine sahip olan insanın, kısa yaşamında amacına uygun yaşamasını sağlayacak kadar önemli sözlerdir.

Kavramları istediği gibi kullanan, kavramların ifade ettiği anlamları dikkate almadan kavramlar arkasına gizlenmeyi seven bizler için ise bulunmaz Bursa kumaşıdır bu sözler. Sözler demek bile yanlış olabilir. Çünkü bu sözler, çok geniş anlamlar yüklenebilen kavramlardır aynı zamanda.

Bugün konuştuklarınıza ve dinlediklerinize dikkat ederseniz bu kavramları nasıl çarçur ettiğimizi göreceksiniz. Nedir peki bu sözler/kavramlar; “Sağlık olsun”, “Hayırlısı olsun”, “Canın sağ olsun” , “Çok şükür, hamt olsun”, “Allah bu günlerimizi aratmasın”, “Allah ağzımızın tadını bozmasın”, “Her işin başı sağlık”, “Ölümlü dünya”, “Üç günlük dünya”, “Sıkma canını”, “Her iş olacağına varır”, “zaman her derdin ilacıdır”, “Mevlam görelim neyler”…. Bu sözlere daha epeycesi eklenebilir ama, uzatsak da aynı yere varırız.

Bu güzel sözleri kullandığımız gibi inansak, ifade ettikleri anlamları yüreğimize, beynimize nakşetsek, yaşamımızın içine soksak ve uygulasak yaşamı kucaklamamızda aynı oranda kolaylaşacak. Varmak istediği tek nokta, bir ömür aradığı tek yer olan mutluluk deryasına dalmasını sağlayacak. Stres yapmadan, kavga etmeden, umutlarını yitirmeden, kaybettiğinde üzülmeden, kazandığında çok sevinmeden, karşılaştığı her konu, her olayda yıkılmadan yaşamın engin sularında bulacak kendisini. Daha az riskli bir hayat sürecek. Sağlıklı olmak ve sağlıklı yaşamak için, hasta olmadan sağlığını düşünecek. Beslenmesinden, uyumasından, gezmesinden, egzersizinden taviz vermeden sağlığını düşünecek. Yarınki işlerden dolayı, gece uykularını kaçıracak düşüncelere dalmayacak. Gireceği sınavı, aradığı işi, evleneceği kişiyi, sahip olmadıklarını dert etmeyecek. Pişmanlığın verdiği acıyı yüreğinde hissetmeyip, dingin bir ruha sahip olacak. Yaptığı işten, yaşadığı ortamdan, ailesinden, arkadaşlarından, kazandığı paradan, oturduğu evden memnun olacak. İçini ihtiras duyguları değil, sevgi dolduracak. Daha çok gülecek, daha çok eğlenecek, daha çok dostlarıyla, akrabalarıyla, arkadaşlarıyla vakit geçirecek. Yağmurda ıslanmanın, bir bardak demli çayın, ekmek arası köftenin tadına varacak. Köpeğin havlamasını, kuşun sesini, çocuğun gülüşünü, çiçeğin açışını, yaprakların sararmasını fark edecek. Kızgınlığı değil sakinliği, berraklığı yaşayacak. Yalanı değil, doğruyu seçecek. Haramı değil, helali arayacak. Günü birlik olaylar karşısında yer ile yeksan olmayıp, dimdik ayakta kalacak. Ve bu sözlerin gerçek anlamlarını hayatında yaşayan “MUTLU OLACAK”…. Daha ne olsun?





Sırrı ÇINAR

 


 


 


 






 
 

 


 


 


 



 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 




 



 

      E-Posta: sirricinar@sirricinar.com