SIRRI ÇINAR  
         
>
>
>
>
>
>
>

Toprağın pas kokan yüreğine giderken,

Son kez vuracak davullar,

Durulacak bara, zeybekler uçacak,

Tutulacak halaylar,

Gelen sabaha

Gecenin derinlerinden gideceğim,

Sabahın en ücra köşesinden,

Sessizce elveda diyeceğim…
...
.................

bana ulaşın

şiirlerim fikrime düşenler

 

 

kitaplarım gördüklerim
 

 

dünüm

babam

dost sitelerim          
 

MESLEK AHLAKI

 
Fertler mensup olduğu meslekler sayesinde toplum hayatını direk etkiler. Her sosyal hareket gibi her mesleğin kendi iç dinamiği disiplinler oluşturur. Disiplin; meslek mensubu ferdin kendi çıkarlarına aykırı dahi olsa, toplum menfaatleri doğrultusunda karar vermek ve uygulamayı getirir. Disiplinin oluşturulması, toplumun inandığı din, dinin ana kural ve temelleriyle ilişkilidir. O yüzden disiplin, Ahlak adını alır. Birlikte yaşamanın getirdiği, birliğin menfaatlerinin korunması ilkesi Ahlak kurallarından beslenir. Fertler , toplum çıkarlarının kendi çıkarları olduğunun şuuru içinde olur. Kısa dönemde veya ferdin çıkarı ile çatışan toplum menfaatlerinde , ferdi kendi çıkarından feragat ettiren anlayış, sahip olunan Ahlak anlayışıdır.
 

Çerçevesi ve kapsamı bilinen Ahlak kurallarına sahip fert, toplumun selametini, geleceğini etkileyen her davranış ve talepten kaçınacak. Disipline edilmiş anlayışın temelinden güç alacak.
 

 Birlikte yaşama arzusu taşıyan insanlar, içinde bulundukları toplumun ihtiyaçlarını gidermek için çeşitli işler yapar. Bu işleri yaparken yaptığı iş karşılığında kendi ihtiyaçlarını karşılar. Fertler yaptıkları her iş de Meslek Ahlakı ile davranması gerekir. Ahlaki kurallardan en küçük bir sapma, diğer fertlerin hayatını olumsuz biçimde daha büyük oranlarda etkiler. Yasaların hazırlanmasında ve uygulanmasında dayanılan kaynak toplumun sahip olduğu Ahlaki kurallardır. Yasalarla yazılı hale de getirilen bu kuralların vicdani tarafı ağır basar. Ferdin kendi inanç, dini ve Ahlaki anlayışı, vicdani değerlendirmeyi getirir. Yazılı kurallara uymak vicdani uygulamayı rahatlatır. Ancak, topluma karşı olan görevlerin tamamı yerine getirilmez. Bir hekimin hastasına gerekli ilaçları vermesiyle hekimlik görevi tamamlanmaz. Hastanın insani tarafını göz ardı etmesi halinde, o günlük iyileşen hasta başka hastalıklarla geri döner. Hekimin şartları ne olursa olsun, hastasına vermesi gereken güven, samimi yaklaşım, doğru teşhis ve doğru tedaviyi yapmasına engel olmamalı. Ama, hekim; çalışma şart ve imkanlarını mazeret olarak gösterip, kendi menfaatlerini hastanın menfaatlerinin önüne koyuyorsa Meslek Ahlakı kurallarından uzaklaştığını bilmeli. Hekimle, hasta arasındaki ilişkiyi bütün meslek sahiplerine uygulamak mümkün.
 

Meslek Ahlakı kendiliğinden oluşur mu? Hayır, Meslek Ahlakı ferdin eğitilmesi ile vicdani, insani duygu ve düşüncelerinin tahrik edilmesi, yönlendirilmesi ve şekillenmesi ile gerçekleşir. Kendi kendine, mesleğinin disiplinini oluşturan ferdin, kendine yontması kaçınılmaz. Kendi çıkarları ile toplumun çıkarlarının sürekli çatıştığı bir alanda kendine yontması ferdin doğal hakkı gibi görünür. Fert, her mesleğin temel Ahlaki kurallarını aileden öğrenmeye başlar, öğretim hayatında pekiştirir, sahiplendiği meslek içinde alacağı eğitimle netleştirir. Ülkemizde Meslek Ahlakı ile ilgili özel bir çalışma yoktur. Fert mesleğini nasıl algılıyor ve biliyorsa, Meslek Ahlakı da odur.
 

Son dönemlerde “ etik” diye adlandırılan, ama çoğu insanın anlamadığı bu kavramın “Meslek Ahlakı” olduğunu söylemekten kaçınanların amacı ideolojiktir. Ahlakın temelini dini inanç, dinin emirleri ve kuralları oluşturduğu için bu temelden kaçanların sığındığı temelsiz kavramdır. Peygamberimizin “Ben güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim” sözünün içindeki anlamı çözmek yerine, “Etik” tartışması yapanlara “Meslek Ahlakını” anlatmakta fayda var.

Sırrı Çınar


 


 






 
 

 


 


 


 



 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 




 



 

      E-Posta: sirricinar@sirricinar.com