|


 |
KURALSIZ YAŞAMAK !
Kurallar, insanlık tarihi kadar eski olan sosyal yaşamın önemli bir
parçasıdır. Toplumun ve bireylerin yaşamlarını kolaylaştıran düzen, intizam,
huzur ve başarının anahtarıdır. İnsanlık tarihinde ortaya çıkan felsefeler,
dinler ve devletlerin temelleri kurallarla atılmış. Dünya sahnesinden
silinen felsefe, din ve devletlerin kurallara uymadıklarını tarih
kaydetmiştir.
Acı tecrübeler sonucu ortaya çıkan kurallar, uyulmaması halinde gene
insanları acıya, kedere, yoksulluğa gömmüş. Sosyal kurallar ile idari
kurallar hemen her kültür ve toplumda belirlenmiş. Kurallar, yazılı hale
getirilen hukuk, mevzuat, yönetmelik, yazılı olmayan gelenek, görenek ve
diğer kültürel motiflerle netleşmiş.
**
Gelişmiş toplumların kurallar manzumesi olduğu biliniyor. Bu toplumlarda
yaşamak için, kuralları bilmek gerekir. Metroya biletsiz bindiğinizi gören
birisi sizi uyarabilir. Çimlere bastığınız için, yoldan geçen biri yanlış
yaptığınızı söyleyebilir. Kamu malına zarar verdiğinizi gören biri sizi
ihbar edebilir. Arabanızdan sigara izmaritini yola attığınız için yüklü
cezalar gelebilir. Verginizi vermediğiniz için çok ağır cezalar ödersiniz.
İşe geç gelmenizin cezasını aylarca işsiz kalarak ödersiniz. Bir sefer kredi
kartı borcunuzu veya taksitli alışveriş yaptığınız yerin taksitini
ödememeniz halinde kiralık ev bulamayacağınızı bilmeniz gerekir. Hafta
içinde, akşam 23 den sonra ışığınız yanıyorsa, komşularınız size değişik
gözle bakabilir, uyarabilir. Hakkında şaibe olan bir idareci hemen istifa
eder, kamuoyundan özür diler. Bu misalleri çoğaltmak mümkündür.
**
Maalesef, gelişmemiş toplumlar binlerce yılın tecrübesinden faydalanmadığı
için, hala acılar yaşamakta. Dünyada bir çok ülkede açlık, sefalet, savaş,
zulüm yaşanıyor. Bu acı tabloları yaşama sebebi, toplumun ve toplumları
idare edenlerin içine düştükleri boş vermişlik, kural tanımazlıktır. Tarih
böyle sahnelerle doludur. Kural tanımazlığın hissedilir biçimde yaşandığı
ülkelerden biride Türkiye’dir.
Ülkemizde, çoğunluğun alışkanlık haline getirdiği davranış biçimi, yazılı
veya yazılı olmayan kurallara uymamaktır. Kuralların yerine ikame edilen
ise, kişilerin düşüncesi, yaşam biçimi, siyasi bağı, psikolojik
rahatsızlığı, duyguları, elde edeceği maddi çıkarlar ve benzeri tercihlerin
biri veya bir kaçıdır.
Yazılı ve yazılı olmayan kurallara uymayanlar için verilecek misal çoktur.
Kural tanımazlık toplum hayatının ayrılmaz parçası haline gelmiş.
Yerlere çöp atan, apartmanda gürültü çıkaran, Hastane kuyruğunda başkasının
hakkını gasp etmişseniz, kurallara uymuyorsunuz.
Önünüze gelen resmi yazıyı yarına bırakan memur, öğrencinizi iyi yetiştirme
kaygısı taşımayan öğretmenseniz kurallar size uzak değil mi?
Bol klakson çalan, hatalı sollama yapan, yanlış park eden, kırmızı ışıkta
geçen, şerit ihlali yapan biriyseniz boş vermişliğe sığınıp kural
tanımıyorsunuz.
Kanun tasarısı hazırlamayan, gelen her tasarıya düşünmeden bilmeden el
kaldıran bir vekilseniz kural koyma hakkını kaybediyorsunuz.
Oto park yapmayan , yaptırmayan idareciyseniz bunun kural olduğunu
bilmiyorsunuz ve kural çiğniyorsunuz.
Asparagas haber yapan, taraflı gazetecilik yapıyorsanız, gazete diye beş bin
liralık kağıdı elli bin liraya satıyorsanız ahlaki kurala uymuyorsunuz.
Vergi vermeyen, kaliteli mal üretmeyen, pazarlama yapamayan iş adamı,
sanayici iseniz kuralsız yaşadığınızı biliyor musunuz?.
Torpille iş bulan, torpille tayin yapan biriyseniz bu kadar kuralsız
toplumda kurala uyulmaz diyerek kural tanımıyorsunuz.
Bütün kural tanımazlığınızın bir sebebi var. Mazeretiniz var, hayatınızdan
usanmışsınız, kuralları bilmiyorsunuz, kural tanımak menfaatinizi zedeliyor.
En önemlisi kurallara uyduğunuzda başarısız oluyor, alay ediliyorsunuz.
Uymadığınız her kuralın bedelini toplum olarak ağır bir şekilde ödediğimizi
unutarak bir kurala daha uymuyorsunuz.
**
Askerlikte savaşın kuralları öğretilir. Bu kuralların kanla yazıldığı, en
küçük kurala uymamanın insan hayatına mal olacağı söylenir. Normal hayatta
da, kural tanımazlık, toplum hayatını yavaş-yavaş yok eden, hayatına mal
olan tartışılmaz bir gerçektir.
Unutulmamalı ki; tarihte nice medeniyetler gelmiş, yaşamış ve yok olmuş.
Nice büyük güçlerin çöküşleri sahnelenmiş. Bir şey olmaz ve boş ver
mantığıyla yapılan her davranış, önce kuralları, ardından toplumun düzen,
intizamını yok eder. Bozulan düzen, her kişiyi bire-bir etkiler. Küçük
menfaatler için, çiğnenen her kural, sarılması güç yaralar meydana getirir.
Bir çok yerde yazılı olan trafik için söylenmiş “kurallara uyalım,
uymayanları uyaralım” sözünü hayatın her adımında uygulayalım. Göreceksiniz,
her şey daha güzel olacak.
Sırrı Çınar |


 |