SIRRI ÇINAR  
         
>
>
>
>
>
>
>

Toprağın pas kokan yüreğine giderken,

Son kez vuracak davullar,

Durulacak bara, zeybekler uçacak,

Tutulacak halaylar,

Gelen sabaha

Gecenin derinlerinden gideceğim,

Sabahın en ücra köşesinden,

Sessizce elveda diyeceğim…
...
.................

bana ulaşın

şiirlerim fikrime düşenler

 

 

kitaplarım gördüklerim
 

 

dünüm

babam

dost sitelerim          
 

YÜKSEK KÜLTÜR
 


"Kültür" her ne kadar Fransızca kökenli bir kelime olarak bilinse de Türkçedir. Toprağın Türkçede karşılığı olan "kül" ve "tour" kelimelerinin birleşiminden oluşmuştur. "Tour", Türkçede "doğuran" anlamındadır. Yani; "Toprağın doğurduğu, ürettiği anlamında olan kül-tür kelimesi oluşmuştur.

Bu gerçeği bilmeyen ve araştırma ihtiyacı hissetmeyenlerin ön kabulle yabancı kökenli kelime olarak kabul ettikleri "kültür" kavramını Türk gibi düşünerek içini doldurması iyimserlik olur. Bir çok yabancı dilde Türk, Turkish (Turkiş) olarak geçer. Aslında o yabancılar, bizi bizden daha güzel bir dille tanımlamaktalar. Çünkü, Turkiş diye seslendirilen Turkish kelimesi de Kültür kelimesi gibi özbeöz Türkçedir. "Tour ve kişi kelimelerinin birleşmesinden meydana gelmiştir. Çünkü tarihte bize Touran denmekteydi ve tour kişi de birey olarak sıfatlandırmada kullanılmıştır. Bu basit ama çok önemli ayrıntılar bizim yani Türklerin (Şimdiki adımız Türk, aslında touran) kültür üzerindeki hakimiyetimizin bir göstergesi olarak bütün aydınlığıyla durmaktadır. Touran olmayanların bize taktıkları Türk sıfatını biz kendimiz tanımlamakta kullanmaya başlamış ve kendimizi Türk diye tanıtmaya başlamışız.

Bu güzel bilgileri edindiğim araştırmacı Önder Öztürk Ağabeyimin gün yüzü görmemiş müthiş araştırma sonuçları maalesef dost sohbetlerinde konuşulmaktadır. Dost sohbetlerinden genele yayılamayan kültür parçacıkları, intikamını toplumdan çok acımasızca almaktadır. Vasati kültür birikimine sahip olmayan bireylerin söz sahibi oldukları, yetkili, etkili konumları işgal ettikleri bir ülke ve sonuçta; sığ, asgari düşünme yetisine dahi sahip olmayan yığınların oluştuğu bir toplum kaçınılmaz olmuştur.

Bu gerçeklik karşısında "yüksek kültür" den söz etmek aslında densizlik olacak. Ama yüreğimiz yanıyor. Normal kültür birikimi olmayan insanların yeni dünya düzeni içinde hangi şartlara sahip olacağını bilmek için büyük araştırmalara gerek yok. Rekabet edebilmek için gerekli olan bilgi, bilgiyi kullanma ve büyük fark atmış ülkelere ulaşmak için onların yöntemleriyle arkalarından sürüklenen uydu toplum ve ülke olmamanın yollarını aramanın en temel yolu kültür birikimini artırmak ve "yüksek kültüre" ulaşmak olacaktır.

Gelişmiş ülkelerin bilgi ve bilgi teknolojilerini kullanarak, üstelik onların izin verdiği kadarıyla kullanma imkanına sahipken yeni dünya düzeni içinde rekabet edebilme şansımız olabilir mi? Olmayacağı açıktır. Aynı güzergahta koşuya çıkmış iki atletten biri büyük farkla öndeyken arkadakinin öndeki atletin hızıyla ona ulaşmasının imkansızlığı gibi bir gerçeklik var. Bu gerçeği göz ardı etmek ise ancak akıl-idrak gibi yetenekleri körelmiş, kültür parçacıklarını toparlayamamış köleleşmiş toplum davranışıdır.

Yapmamız gerekenler açık ve net bir şekilde önümüzde durmaktadır. Islahat yaparak, reformlarla bir yerlere varamayacağımıza göre yapmamız gereken, olmayanı, düşünülmeyeni, uygulanmayanı bilgi birikimimizi zorlayarak bulmak ve hayata geçirmektir. Aykırı olarak kabul edilecek devrimlerin gerçekleşmesi gerekiyor. Mesela; Makine mühendisini bir işletmeci kadar, bir bilgisayar programcısı kadar, bir uluslar arası ilişkiler uzmanı kadar, bir halk bilimcisi kadar, bir edebiyatçı kadar farklı dallarda bir bütün olarak yetiştirmek. Bütün bu konuların uzmanı olacak kadar bilgi yüklemek. Geniş ufuk sahibi, yüksek kültür sahibi bireyler yetiştirmek. Yada kamuda, üniversitede, sanatta, edebiyatta, siyasette yer alacak bireylerin özellikle seçilip özel bir eğitimle daha ilköğretimden itibaren yetiştirilmesi. Ya da, tıp doktoru yetiştirileceklerin çırak-usta ilişkisine benzer biçimde ve diğer bilimlerin öğretildiği ilköğretimden itibaren hastanede yetiştirilmesi gibi. Bu tür aykırı düşünceler çeşitlendirilebilir ve daha da aykırı düşünceler üretilebilir.

Önemli olan gelişmiş ülkelerin ekonomik, teknolojik, bilimsel, siyasi olarak aldıkları yollarda uyguladıklarının aynısını uygulamaktan vazgeçmektir. Önemli olan yüksek kültür seviyesini yakalamış bireylerin üretilmesi ve çoğaltılmasıdır. Söyleneni anlayan, bilgi sahibi, analiz yapabilen, duyarlı, çözüm üretebilen, toprağını tanıyan, ülkesini bilen, insanını seven, fedakar, cefakar, vefakar, seviyeli, seciyeli ve en önemlisi şahsiyetli bireyler üretebilmek ve sayılarını artırabilmektir.

Şahsiyetli insan konusu ayrı bir yazı konusu. Üzerinde durulması gereken önemli bir ayrıntı ama kültürün altında ki bir ayrıntı. Normal kültüre sahip insanlardan öteye geçip, "yüksek kültürle" donanmış insanların olduğu bir toplumda yaşamanın hazzı başka olsa gerek. O günleri görmeyi ne arzuluyorum bir bilseniz.

SIRRI ÇINAR




 
 

 


 


 


 



 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 




 



 

      E-Posta: sirricinar@sirricinar.com