|

|
KÜÇÜCÜK
BEBEKLER
(Kapadokya gezisi sırasında trafik
kazasında kaybettiğimiz İzmir Zafer İ.Ö.O 2-A sınıfı öğrencilerinin acısına…
)
Hiç birini tanımazdım, bilmezdim adlarını
Tutmamıştım ellerini, öpmemiştim yanaklarını
Küçücük bebeklerdi, küçücük bedenlerdi,
Elleri küçücük, dudaklarında o saf gülücük,
Evlerinin prensesi, prensi,
Dünyanın masumluk sesi,
Sustular sonsuza kadar,
Karabasan çöktü yüreğe
Yandı içim ta derinden,
Gözyaşlarım söküldü radyo haberinden,
Çığlıkları kulağımı tırmaladı
Yarım kalan hayallerinden.
Bin umuda bin neşe katmıştınız ya,
Ölümü tanımadan, bilmeden,
Sabahı iple çekerken, uykuya dalmıştınız ya,
O sabah çöreklendi ecel pusuya,
Teker teker çekti sizi kuytuya,
Melektiniz zaten, uçtunuz semaya,
Bıraktınız son çığlığı büyüklerin dünyasına,
Yavruydunuz, saftınız, sabiydiniz,
Büyük bildiğiniz bir kalleşe yenildiniz.
Adınız sayıldı teker teker, haber oldunuz.
Bir büyüğü de yüreğinden vurdunuz.
Ağladım hıçkırarak, ağladım,
Kazındı içime acınız büyüklüğümden utandım,
Bin kere kahroldum, bin kere öldüm.
Sizi hiç tanımadım ama bilirim sizi.
Küçücüktünüz ama yüreğiniz çok büyük,
İnsanlığın gülen yüzü, sevginin en safı,
En taze tomurcuk, güneşin ilk pırıltısı,
Sizin için yakılır ağıt, tutulur yas,
Oy meleklerim, oy yavrular,
Gittiniz de, yaktınız, kavurdunuz,
Bu ateşle silinir mi içimizdeki pas.
Küçücük elleriniz, saf gülücükleriniz,
Sarsın bu zalim dünyayı,
Avutsun bizi, söndürsün yanan yüreği
Almasın bir kalleş pusu hiçbir bebeği,
Sizi hiç tanımadım, adınızı da bilmem,
Ama yanan yüreğimi söndüremem,
Affedin affedin bizi,
Unutmayın kocaman sevildiğinizi…
Unutmayın çok özleneceğinizi…
Sırrı Çınar |

|