| |
İÇİMİZDEN
HABERLER
Evimizde yada işyerimizde kendi dünyamızın verdiklerini yaşarken, yanı başımızda kimler neyi yaşıyor acaba? Hele bu yaşayanlar arasındaki çocuklar, o saf, temiz sabilerin yaşadıkları bu ülkenin yirmi yıl sonrasının nasıl olacağının ip uçlarını vermiyor mu? Bugün bunları yaşayanlar, bu yaşadıklarının izlerini ruhlarının bir kenarına işlemiyorlar mı? Adı; Ahmet Yaşı:5 Seçimler yapılacak deniyor. Yollar bayraklarla süslenmiş. Müzik çalan arabalar her gün sokaklarından geçiyor. Babası, tayinini yaptırmayı düşündüğü milletvekiline tekrar oyunu vereceğini söylüyor. Hiçbir partiye güvenmediğini, milletvekili adaylarının ceplerini doldurmak için aday olduklarını her akşam tekrar tekrar söylüyor.
Adı: Ayşe Yaşı:7 Gittiği İlkokula gazeteciler, televizyoncular geldi. Bütün öğrencileri bir araya toplayarak “müdür istifa” diye bağırttılar. Sonra polisler geldi ve müdürü apar topar götürdüler. Müdür yolsuzluk yapmış. Bağış diye rüşvet istemiş ve velilerin verdiği paraları zimmetine geçirmiş dediler.
Adı: Mahmut yaşı:9 Okuduğu okulda yıl başı kutlamalarının hazırlığı var. Mahmut’ a Noel Baba rolü verilmiş. Kırmızı elbisesiyle, beyaz sakalıyla öğrencilere hediye dağıtacak. Diğer öğrenciler dans provası yapıyor. Süslenecek çam ağacı yakındaki parktan sökülerek getirilmiş. Camlara süsler asılmış, yanıp sönen ışıklar döşenmiş. Heyecanla yıl başının gelmesi bekleniyor.
Adı: Figen Yaşı:11 Babası, ilkokula başladığı günden itibaren “seni ilk okuldan sonra okutmayacağım” demişti. İlk öğretimin sekiz yıla çıkarılmasını hala sindirememişti. Sabah, akşam “ senin okul masrafın kaç para biliyor musun?” diye söyleniyordu. Beş kardeş, babaanne birde hala iki odalı evde yaşıyordu. Adı Bekir Yaşı: 13 Çalıştığı motor atölyesinden aldığı haftalıkla annesinin kalp ilacını almıştı. Babası iş kazasında sakat kalmıştı. Kendinden iki yaş büyük ağabeyi sokaklarda uyuşturucuya alışmasaydı evi daha iyi geçindiririz diye düşünüyordu. Her gün saatlerce televizyon seyir ederdi. Adı: Ayfer Yaşı :15 televizyonlarda hayranlıkla izlediği pop şarkıcısı oturduğu yere konsere gelmişti. Ne yapıp, ne edip bu konsere gitmeliydi. Anne ve babasının izin vermeyeceklerini biliyordu. Odasında posteri asılı, okuduğu gazete ve derginin her sayısında bahis edilen, her akşam televizyon kanallarının, haber bültenleri de dahil her programında gördüğü bu şarkıcıyı sahnede görmeliydi. Belki ona dokunabilir, öpebilirdi. İçi içine sığmıyor, ne yapacağını şaşırmış haldeydi. Adı Hasan Yaşı: 17 Gireceği Üniversite sınavına hazırlanmak için okulun yanı sıra dershaneye gidiyor, akşamları özel ders alıyordu. Rüyalarında formüller görüyor, Ağrı dağının yüksekliğini elinde metreyle ölçüyordu. Mutlaka sınavı başarmalıydı. İdeali Ekonomi okumaktı. Tercihlerini okuldaki öğretmenleriyle yaptı. Sınav günü heyecandan yerinde duramıyordu. Sınav sonuçları gelmiş ama her hangi bir okula yerleştirilmemişti. İş araması gerekiyordu. Adı: Neriman Yaşı:19 Çeyizini tamamlamıştı kendince…
Kanaviçeleri, yastık örtüleri yatakları hep hazırdı. Okula gidemediği için bütün zamanını çeyiz hazırlamakla geçirmişti. Bir yıllık nişanlıydı. Nişanlısına, nişanlandıktan sonra aşık olmuştu. Nişanlısı Güney Doğuda askerdi. Üç ay sonra gelecek, ardından hemen düğün yapacaklardı. Mektubu gecikmişti. Hasretle gelecek mektubunu bekliyordu. Radyoda “ zengini bedel verir, askeri fakirdendir” türküsü çalıyordu. Efkarla türküyü dinlerken kapıya askeri bir jeep geldi ve…………….. Sırrı Çınar
 |
|