Hani sabah uyanır ya bütün âlem,
Kuşundan böceğine, çiçeğinden insanına,
Özgüründen mahkûmuna, hastasından sağlamına
Bin umutla yüklenilir yeni günün bohçası,
Bölünür zaman, zamanın içinde,
Kuşluk, öğlen, ikindi derken akşam
Yine çöker karanlık bin umudun üstüne,
İdrak, sonsuzluğa diker gözümüzü,
Hiç bitmeyecek zamanlara döneriz yüzümüzü,
Biten ve başlayan zamanların içine yerleşir
Yeni zamanlar ve umutlar,
Hani sabah olacak diye,
Tez geçmeli zaman,
Doğacak güne umutlar gebe,
Uykuyla eğlendirilir, zamana çelme takılır
Yastıkta baş, döşekte beden,
Hayaller hülyada,
Hayata el verilir,
Can bacasında tüten nefeste,
Zamanın ben yokum dediği yerdir,
Yatarsın ve uyanırsın,
Umut ezan sesiyle yıkar perdeleri,
Zamanın girdabı beklerken seni,
Kaçamazsın zaten, bekletemezsin seferi
Kaçıncı karanlıktan çıkışın bu,
Hesap yok varacağın kaçıncı karanlığa,
Zamanla bir düello daha,
Sonu belli ama yine de bir cesaret,
Zaman kazanır, hanene yazılır hezimet,
Her sabah umutla başlar birileri,
Yine bir sabah,
Zamana yenik düşer birileri,
Her sabah umutla kalkar başlar,
Yine bir sabah,
Ecele yenik düşer birileri,
Her sabah ışıldayan gözlerden
Bu sabah süzülür yaşlar…
Bükülür boyun…
Veda etmeye fırsat kalmadan,
Bütün intikamını almıştır zaman,
Biri gitmiştir, geride kalan binler,
Umutla yarın doğacak günü bekler…
Hani her sabah uyanır ya âlem,
Babasız uyanan annesiz uyanan,
Oğulsuz uyanan kızsız uyanan,
Bin umutla yüklenilir yeni günün bohçası
Sürülür hayatın böyle kısa sefası…