![]() |
SIRRI ÇINAR |
![]() |
|||||||
|
|
|||||||
|
|
|
|
|
||||
|
|
|
||||||
|
|
|
||||||
|
|
|||||||
|
|
|||||||
|
|
|||||||
|
GİBİ YAPMAK
“Gibi” asıl olmadığı halde aslıymış şeklinde kullanıldığında tehlikeli olur ve sahteciliktir. Ama bizde, sahtecilik hep maddi varlıklarda olurmuş şeklinde değerlendirilir. Sahte para, sahte imza, sahte kaset, sahte saat, sahte kitap vs. Bunlara “sahte” sıfatını aslına uygun görünen ama asıl olmadığı için söyleriz. Sahte doktor, sahte dişçi, sahte gıda ürünü haberlerini basında gördüğümüzde hayretlerle ve nefretle bakarız. Bu sahtecilerin sahteliği yaptıkları işle ilgili diplomaya sahip olmamaları yada başkasına ait markayı kullanmaları değil midir? Ama, diploması olduğu halde insanların hayatlarına mal olan hataları yapan ve mesleğinin ahlaki sorumluluğunu taşımayan doktorlar sahte değil midir? Davranışları doktor “gibi” olmaktan öteye gitmeyenler sahtekar olmuyor mu? Basın meslek ilkelerine, gazeteci meslek ahlakına uyuyormuş gibi yapan ve vatandaş tarafından gazeteci olduğu sanılan basın mensuplarının meslek bilgisi, ahlakı ve karakteri bu mesleği yapmaya uygun olmayan basın mensupları sahtekar olmuyor mu? Kıyafeti, arabası, bürosu ve konuşması ile işadamı izlenimi veren, dürüstlüğünden bahseden ama vergisini ve diğer borçlarını ödemeyen, ödememek için çeşitli yollara başvuran, işadamı “gibi” davranan sahtekar olmuyor mu? Kafaca, ruhça çalıştığı kurumda olmayan sadece fiziki olarak orada bulunan memur, işçi zamanı doldurmaktan başka gaye taşımayan, çalışıyormuş “gibi” yapan sahtekar değil mi? Şoförün bilmesi gereken trafik kurallarından bihaber, taşıdığı sorumluluğun farkında olmadan kaza yapan, yaptıran şoför “gibi” davranan sahtekar değil mi? Yaptığı çalışmaları sanat diye adlandırıp, sadece “gibi” yaparak kendini sanatçı olarak gösteren ressam, şair, edebiyatçı, tiyatrocu, artist, aktris “gibi” davrananlar sahte değiller mi? Milletin vekili olmak için her türlü yolu mubah sayıp, kendini olduğundan farklı göstererek, birikimli, seviyeli, seciyeli “gibi” yapan siyaset sahnesindekiler sahte davranmıyorlar mı? Mevlana’nın “Ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol” uyarısında samimi olmayı, sahtekarlığın bırakılmasını zarifçe dile getirmemiş midir? Bu söze muhatap olanlar göründüğünden farklı olup, gibi yapanlardır. “Dünya bir tiyatro sahnesidir, sırası gelen rolünü oynar ve gider” özdeyişindeki ince felsefeyi anlayamayanlar sadece” rol yap” anlamını çıkarıp, sürekli rol yapmakta ısrar ediyorlar. “Gibi” ve “rol” aslının yerini alınca gök kubbede hoş seda kalır mı?
|