|

 |
ALIŞTIĞIMIZ FELAKET
Alışkanlık duygusu insanların ,normal zamanlarda dayanamayacakları acı ve
ızdırapları, hayatının bir parçası olarak görmesini sağlayan önemli bir
duygudur. Bu duyguyu yaşamın bir parçası yapmakta üstün becerileri olan bir
milletiz. Trafik kazaları alıştığımız acıların en belirgin misalidir. Trafik
kazaları;ölümlere ,yaralanmalara,ülke ekonomisi ve refahını önemli derecede
etkileyen Sosyo-Ekonomik kayıplara, kaza mağdurları ve onların yakınlarının
yaşamlarında psikolojik ve fizyolojik rahatsızlıklara neden olan önemli bir
alışkanlığımızdır.
Verilen canlar, sakat kalanlar, mağdurlar ve ekonomik kayıplar, alıştığımız
günlük hayatımızdır. Yılda 10 binin üzerinde insan hayatını kayıp
etmektedir. Yıllık 1.2 Milyar Dolar ekonomik kayıp vardır.(Yılda 1.2 Milyar
Dolarla 886.000 adet 100m2 Konut, 2400 Km 33-40 Metre genişliğinde
otoyol,1350 adet 300 yataklı Hastane sahibi olabilmekteyiz.) 150 bin kişi
yaralanmakta, sakat kalmakta , ölen ve yaralıların yakınları mağdur
olmaktadır. Trafik kazaları Sosyal yaralarımıza her gün yenilerinin
eklendiği bir kara deliktir. Trafik kazaları nedeniyle her yıl bir Marmara
depremi yaşamaktayız.
Bütün bunlar, dikkati trafik kazalarına çekmeye yetmemektedir. Çocuğundan,
büyüğüne, köylüsünden, kentlisine, bürokratından, politikacısına,
zengininden, fakirine her türlü insanı içinde tutan ve hayatlarını tehdit
eden bu felaketi , dünya standartlarına çekmek için kim ne yapıyor? 13 ayrı
kamu kuruluşu Trafik ile ilgilenmekte ,ancak maksatları Trafik kazalarını
önlemek yerine,”ben görevimi yaptım” mantığı ile kendilerini kandırmak
olduğu için , trafik problemi çözülmemiş ve çözülmeyecektir. 13 ayrı
kuruluşun koordinasyon sağlayarak ,hedeflere yönelmesini beklemek ülkemiz
için saflık olur. İçişleri Bakanlığı, Bayındırlık ve İskan Bakanlığı, Sağlık
Bakanlığı, Milli Eğitim bakanlığı, Ulaştırma Bakanlığı, Orman Bakanlığı, Köy
Hizmetleri Genel Müdürlüğü, Belediyeler, İl ve İlçe Trafik Komisyonları,
Karayolu Güvenliği Yüksek kurulu, karayolu Trafik güvenliği Kurulu ve Trafik
hizmetleri Başkanlığı gibi Trafik hizmetini layiki ile yapan kurumlarımızın
yetkili ve çalışanları vicdanen rahat, huzur içinde kendilerinin veya
yakınlarının trafik kazasında öleceği günü beklemektedirler.
Basın yayın organlarından Televizyonlar, RTÜK kanunu gereği yayınlamak
zorunda oldukları trafik ile ilgili programları gece 03.00 den sonra
yayınlayarak üzerlerine düşen sosyal görevi yerine getirdikleri için trafik
kazalarında ölmeme garantisini almışlardır. Yazılı basın , her çıkan gazete
ve derginin başlığına 5 cm lik bir alanı trafik ile ilgili uyarılara
ayırmadıkları için gazetecilik yaptıklarını düşünüyor ama trafik kazasında
ölebileceklerini düşünmüyorlar. Trafik kazalarını gündeme getirmek için 40
kişinin yanarak öldüğü otobüs kazası mı bekleniyor?Her gün birinci gündem
maddemiz trafik kazaları olmalıdır.
Trafik kazaları her gün yaşanan büyük bir felakettir. Bu felaketin aşılması
için Hükümetlerin acil tedbirler alması kaçınılmazdır. Meclisin gündeminin
ilk maddesine trafik konusunun oturtulması gerekmektedir. Terör örgütünün
şehit ettiği vatandaşlarımız kadar, her yıl Trafik şehitleri verildiği
unutulmamalıdır. Yaşama hakkına tecavüz edildiği bir trafik ortamının ıslah
edilmesi acil olarak gerekmektedir.13 ayrı kamu kuruluşu yerine “Trafik
Müsteşarlığı“ kurularak trafik ile ilgili bütün birimler bu müsteşarlığa
bağlanmalıdır. Bu müsteşarlığın hazırlayacağı planlar çerçevesinde
olağanüstü bir çalışma yapılarak bu konuya çözüm getirilmelidir.
Trafik müsteşarlığının organizasyonu;trafik eğitimi,trafik güvenliği ve
trafik hizmetleri olarak şekillenmelidir. Eğitimin ilk,lise ve üniversite
eğitimi,sürücü eğitimi, psikoteknik eğitim, meslek içi eğitimi gibi tekelden
yoğunlaştırılmış bir şekilde verilmesi sağlanmalıdır. Trafik güvenlik
biriminin; işaretleme standartları, trafik araç teknikleri, karayolu
projelerinin onayı, güzergah belirleme, cezalandırma, otopark yapımı,
sinyalizasyon ve alt-üst geçitlerin düzenlenmesi şeklinde organize edilmesi
gerekmektedir. Trafik hizmetleri birimi ise ;trafik düzeninin sağlanması,
ilk yardım hizmetleri, psikolojik tedavi ve trafik denetimi gibi hizmetleri
vermelidir. Tek bir kuruluşun, kendi içinde koordinasyon sağlaması ve
organizasyonunu gerçekleştirmesi daha kolay ve verimlidir. Alkol kontrol
noktalarının ezberlendiği, karayollarındaki ölü noktaların Başbakan
tarafından açıklandığı, kaza yapan sürücünün “Trafik canavarı” kazayı yaptı
dediği, suç işleyen sürücünün “benim kim olduğumu biliyor musun” diye polise
sorulduğu, üst geçitin altından karşıya geçen insanların olduğu, acemi
sürücülüğün mazeret olarak sunulduğu, ticari araç sürücülerinin
(Taksi,dolmuş,kamyon,otobüs,servis) hiçbir denetime tabi tutulmadığı bir
ülkede birinci gündem maddesinin trafik olması zorunludur.
Bir ülkenin seviyesini ölçmek için araştırma yapmadan Trafiğine bakıp karar
verebilirsiniz. Eğitim seviyesi, alt yapısı, ekonomisi, kamu görevlilerinin
çalışması, insana olan saygısı,ahlaki değerleri, yasalara karşı tavırları ve
en önemlisi sevgi ve hoşgörüsünü görmek mümkündür. Belki trafiği düzeltmeye
çalışırken; eğitimi, sağlığı, ekonomiyi,sosyal yapıyı düzeltir, ahlaki
çöküntüye dur diyecek tedbirleri alırız.
Sırrı Çınar |

 |