| |
DÜŞÜNCE KONFORU
Konforlu yaşam sahipleri, ülkemizde yaşayan nüfusun yüzde birini bile
oluşturmaz. Ancak, kendilerince meydana getirdikleri düşünce konforuyla
topluma yön verirler. Sahip oldukları yaşam şekliyle örtüşen düşünce
konforunda meydana gelecek değişikliklere kapalı olarak yaşarlar.
Onların gündemi farklıdır. Konuştukları, olmasını istedikleri her sosyal
hareket düşünce konforlarını bozmayacak, rahatsız etmeyecek
niteliktedir. Düşünce konforlarını tehdit eden gerçeklerden uzaklaşmak
için suni gündemlerle kendilerine yontarlar, dayatırlar, kafaları
karıştırırlar. Kapitalizmin, Komünizmin ve her sistemin kaymağını
yiyenlerin geniş halk kitlelerinden farklı olmaları, toplumla aynı yaşam
biçimine sahip olmadıklarını bilmemiz gerekir Hangi kitleden gelirlerse
gelsinler, bulundukları konumun getirdiği lükse alışmaları zor olmaz.
Alıştıkları lüks yaşam biçimi, geldikleri toplumun yaşamını unutmaları
için yeterlidir.
Düşünce konforunu yaşayanlar Din, Milli değerler, dil, edebiyat, sanat,
ekonomik sıkıntılar, konusunda toplumun istekleri ve beklentilerinin ne
olduğuyla ilgilenmezler. Bu düşünce konforlarını rahatsız etmeyecek
mekanlarda bulunurlar. Konuştukları, birlikte oldukları insanlar kendi
hayat görüşlerine uygun isimlerdir. Kıyafet, alış-veriş yapılan yer,
yaşanılan semt, yemek adları, tatil biçimleri konforlarına ters
düşmeyecek şekilde düzenlenir.
Türk aydınını temsil iddiasında olanlar ve idareciler ile toplum
arasındaki farklılığın ana sebeplerinden biri “düşünce konforudur". Bu
ayrım ekonomik geliri güçlü olanlara da sirayet eder. Ne yazık ki
basında toplum adına hareket ettiğini söyleyenlerin yaşam biçimleri,
düşünce konforuna sahip olmalarını sağlamış. Belli bir makam sahibi
insanların çoğunluğunun sahip oldukları yaşam standardı düşünce konforu
geliştirmelerini sağlamış. Lüks otomobil, lüks konut, para harcama
miktar ve yetkisi, ellerinde tuttukları imkanlar, sahip oldukları farklı
değerler onları toplumdan uzaklaştırmış.
***
Kamu kuruluşlarının tamamına yakını son yıllarda yenilenerek beş
yıldızlı otel konforuna kavuşturuldu. Cumhuriyetin ilk yıllarında bir
odada iki bakanın oturduğu unutulmuş. İşine yürüyerek gidip gelen üst
düzey bürokratlar sanki bu ülkede yaşamamış. Lojman trajedisi, servis ve
makam oto rezaleti kamuda hala devam ediyor. Medyada çalışıp milyon
dolarlık evlerde oturanlar, yüz bin dolarlık arabalarla gezen
kahramanlarımız var. Akşam yemeğinde milyonlarca insanın bir ayda
kazanamadığı hesapları ödeyenler. Alışverişini yurtdışından yapanlar.
Her yıl mobilya değiştirenler. Bunların derdimize çare olmalarını mı
bekliyoruz?. Köpeğine, kedisine mama parası olarak asgari ücretin birkaç
mislini ödeyenler, toplum tarafından tanınan, ilgi ve iltifat gören,
saygın kabul edilen düşünce konforu sahipleridir. Toplumun problemleri,
yaşam biçimi ve değerleri ile ilgili ürettiklerinde samimiyet beklemek
saflık olur. Atalarımız boşuna “Tok açın derdinden anlamaz” dememiş.
Atasözünde anlatılan ince anlamın diğer adı düşünce konforu. Bu konforu
yakından tanımak istiyorsanız gözünüzü dört açıp, çevrenize bakmanız
yeterli.....
***
Düşünce konforundan uzaklaşmadan toplum hayatına yön verenler,
yaşadıkları gibi düşünenlerdir. İnsanlar düşündüğü gibi yaşamadıkça,
yaşadığı gibi düşünecektir. Yaşam standartlarını; idare ettikleri ve
sayelerinde çok para kazandıkları toplumu oluşturan fertlerin
standartlarına yakın tuttukların da yaralara merhem olmaları mümkün
olacaktır.
Sırrı Çınar
 |
|