|

 |
ÇİZGİ FİLMLER VE ÇOCUKLARIMIZ
1970 ‘li yıllarda hayatımızın tam ortasına izinsiz giren televizyon hakkında
çok yazı yazıldı, çok şey söylendi. Eleştirildi, yanlış programların
etkileri ortaya kondu. Sosyal, psikolojik etkileri bilim açısından
değerlendirildi. Doğrular, yanlışlar belirlendi. Televizyonun çocuklarımız
üzerinde meydana getirdiği kültürel, dini, sosyal, aile yapısı, doğru
düşünme, değerlendirme etkisi bazen dile getirildi.
Yaklaşık otuz yıldan beri bir kaç neslin yetişmesinde verilen eğitimin
temelini oluşturan çizgi filmler göz ardı edildi. Çocuğun hayata açılan
penceresi çizgi filmler, eğitimcilerin, psikologların, pedagogların, kültür
ve din adamlarının dikkat etmedikleri tahrip edici fonksiyonunu yerine
getirdi. Bu filmlerin yapıldığı ülkeler Amerika , Japonya, Çin ve Avrupa
ülkeleridir. Çoğunlukla Avrupa tarihini, kültürünü, Hıristiyanlığı,
mimarisini, aile yapısını anlatan, aşılayan çizgi filmler çocuklarımızın
küçük dünyalarına sinsice giriyor. Film kahramanları, temsil ettiği Avrupa
kültürünün bütün özelliklerini taşıyor. Tarihin içinden, kahramana
giydirilen elbise, şehirlerin yapısı, kullanılan araçlar bu güne taşınıyor.
Kahramanların boyunlarında asılı Haç’lı kolyeler. Katedral, kilise, kilise
ayinleri, çan sesleri, Hıristiyan dinine göre yemek duaları, Tanrıya yapılan
dua şekli, Haç çıkarma adeti, krala bağlılık, kralın gücü ayrıntısıyla küçük
beyinlere kazınıyor. Çocuk seyir ettiği bir kaç çizgi film ile Hıristiyan
Dinini, Avrupa tarihini , kültürünü öğrenmiş oluyor. Müslüman ve Türk
olduğunu söyleyen ama, Hıristiyan Dinini bilen ve Avrupalı gibi yaşayan,
çıkmazlara sürüklenen nesiller çıkıyor. Okullarda verilen zorunlu Din
dersinin iki saat olduğunu düşünürsek, çocukların çizgi filmlerden
aldıklarının eğitim hayatında ki ağırlığını görürüz.
Anne babaların tamamına yakını çizgi filmleri seyir etmezler. Çocuğuna
çekinmeden seyir ettirdiği filmlerin yarattığı tamiri imkansız kültür
deliklerinin açıldığını da fark etmezler
Televizyon yayını yapan şirketlerin ve TRT’nin hassas davranmadığı
ortadadır. Bu günlerde vizyonda olan Pamuk Prenses, Kespır, Sınderella,
Esmeralda, Şirinler, Kendy, Ay savaşçısı ve onlarca film gösteriliyor.
Büyücü, sihiri olan, uzaylı, gerçek olmayan varlıklar, hayaletlerle ve
yukarıda bahsettiğim olumsuzluklarla dolu senaryo ve kahramanların olduğu
filmleri sorgulayıcı bir gözle seyir etmenizi tavsiye ederim.
Dünyada büyük paraların kazanıldığı Çizgi film sektöründe henüz bir Türk
firması yok. Otuz yıldan bu yana bir kaç küçük girişimin dışında bu sektörde
yer almaya çalışan özel firma olmadı. Kültür Bakanlığı bu konuda çalışma
yapmamış, çalışma yapılması yönünde özel sektörü teşvik edici tedbirler
almamıştır. Bir çok konuda olduğu gibi kolaycılığı seçip, hazır filmleri
alıp yayınlıyorlar. TRT’nin Milli kültüre göstermesi gereken hassasiyeti
çizgi film seçiminde göstermediğini üzülerek takip ediyoruz. Özel televizyon
kanallarından muhafazakar yayın çizgisinde olanların Kültürümüzü paralayan
bu filmleri yayınlamakta mahsur görmemeleri affedilir gibi değil.
Seçimi çocuklara, ebeveynlere bırakmayalım. Artık, bu yanlışlığı görmeleri
gereken Milli Eğitim Bakanlığını, Kültür Bakanlığını, RTÜK’nu, Diyanet
İşleri Başkanlığını geleceğimize sahip çıkmaya çağırıyorum. Çocuklarımızın
tertemiz beyinlerinde yapılan bu tahribata son vermek için kendi
değerlerimizle yapılmış çizgi filmlerin acilen vizyona girmesi, üzerimize
üşeni yapmamız gerektiğini Televizyon kuruluşlarına hatırlatıyorum.
Sırrı Çınar |

 |