|
 |
BİR
YUDUM
Dilin damağına yapıştığı gün,
En derin kuyudan çıktım karşına,
Bir yudum yeter dediğin gün,
Irmaklar oldum aktım aşkına.
Dişleri sızlatan en soğuk halim,
Isındı, kaynadı dudaklarında,
Tek damla gözyaşın akmasın diye,
Tersine aktım yamaçlarında.
Silip süpürecek gücüm var idi,
Dört bir yana sel olup aktım,
Önünde engel dağlar var idi,
Deryaya ulaş diye vadiler açtım.
Bir iken iki kol daha uzadı,
Benden parçalar, onlarsız olmaz
Aktığımız her yön sana dayandı,
Bendine tutunduk sensiz de olmaz.
Zorladım duvarını, kuvvet alasın benden,
Parçaların düştü, yıkmak değilken niyetim,
Saldın tütün tarlalarına, vazgeçmemişken senden,
Çok kolaymış sence ayrılmak, yokmuş minnetin.
Bir yuduma hasretken, kana- kana doyurdum,
Alnında biriken ter ile bir ettin ab-ı hayatı,
Ne sel olabilirim artık, ne yıkabilirim bendimi
Söyle artık bitireceksen duayla bezeli bahtı.
Buharlaştıkça ateş yaktın üstüme,
Olsun, yeni hayatlar verip göğe çıkarım,
Duyguları çizemedim tek bir resmime,
Et kemiğim burada kalır, yine göğe çıkarım.
Temizledim bin bir pisliği berrak halimle,
Can verdim, kan verdim, şerbet oldum
Kıymetim bilinmedi bir tutuldum zalimle
Vuslat çabucak bitti, bak işte yok oldum.
Sırrı Çınar |
 |