Ana Sayfa

BENİ BANA VERİN

Ayarı olmayan kantarlarda tartmayın,
Saflığımı, sevecenliğimi, beni bana verin,
Esir pazarında üç kuruşa satmayın,
Türkü söyleyen dilimi, gülen gözlerimi verin.


İmdat diyorum, bağıracak sesim kalmadı
Gülümseyen yüzümü, bağışlayan kalbimi verin,
Feryadıma kuru ağaç, çakıl taşı, sigaramın külü ağladı..
Uzanan elimi, eğilmeyen belimi, beni bana verin,

Çığlıklarım yüreğimi zelzeleye tutuyor,
Kurumuş dudağıma bir damla su verin,
Başım, boynumdaki onur ilmeğinden dik duruyor.
Kıymet biçmediniz bari aldıklarınızı verin.

Bulutlar taş kesti, okyanuslar matemde,
Coşkumu, sevincimi, neşemi verin.
Gün sayarken menzile, menzil günün içinde,
Sevdamı, kaderimi, dudağımdaki ıslığı verin.

Gözlerim nasır tuttu, akacak yaşı aldınız,
Merhametimi, vicdanımı, şakülümü verin,
Köşesine sindiğim kabuğumu kırdınız,
Uçurtmamı, çarığımı, lokmamı verin.

Meğer gönül bildiğim hancının odasıymış,
Parmak izimi, ayamı, söktüğünüz tırnaklarımı verin,
Dost sesi sandıklarım cellâdın narasıymış.
Dizlerimi, kederimi, ağaran bir telimi verin

Kuytularda değil meydanlarda darağacını kurdunuz,
Hayallerimi birer birer astınız, diyetini verin
Bağdat’tan döndü işte yanlış hesabınız,
Kuvvetimi, kudretimi, sıkılmış yumruğumu verin.

Vurmayın boynumu akacak kanım yok,
Vefamı, derdinizi dinleyen kulağımı verin,
Sessizliğe gömüldüm dayanacak dermanım yok.
Başka şekerlere konun, sömürün, beni bana verin,
 

Sırrı Çınar

Şiir      Ana Sayfa