|
 |
BANA
YİNE BİR HALLER OLDU
Suyu avuçladım, ellerim acıdı,
Demiri tuttum, eridi aktı,
Ateşi sardım, avuçlarım serinledi,
Bana yine bir haller oldu…
Yürüdüm, adımlarım geriye gitti,
Merdiveni çıkarken en alt basamakta takıldım,
Bastığım yerden çığlık yükseldi göğe,
Eğildim baktım, kendimi ezmişim,
Yüreğim kanıyor, bedenim kan revan,
Güneşe bakıyorum, gözlerimi kısmadan,
Göz bebeklerimi yakarcasına,
Arkama gölgem düşüyor, alev alev,
Yangının içinde seni görüyorum,
Seni kurtarayım derken yangına düşüyorum
Göçler toplandı, kervanlar sırada,
Menzil ufuklarda, kasvet sarmış yüreği,
Derin uykularda karabasanla davalıyım,
Yüküm ağır, sırtım sağlam, içim acıyor,
Bu kervana da yetişemedim, gitti gidiyor,
Dalgalar gözdağı veriyor sırıtırca,
Yanımda selam durmak bile yok,
Deryalara güveniyor besbelli,
Derim sökülüyor bedenimden, içleniyorum
Attığım kulaçlar çivileniyor karanlığa,
Kendimi görmüyorum, susadım diyemeden
Acı sulara dalıyorum,
Duman tütüyor bir yerlerden,
Bir yerlerde davullar tokmaklanıyor,
Sazın teline vuruyor biri,
Düğün alayı yola vurmuş,
Bahardan yaza geçmiş gülümsemeler,
Halayın başını çekiyor sırtlanlar,
Mezar taşıma tarih kazıyorum,
Gökyüzüne açılan kapılar kilitli,
Dualar karşılıksız, sürgün yemişim,
Kaşlar arasına yer etmiş hüzün,
Yaşamadım o bahçede yoktu aslında geçmişim, ,
O duvarlara taş koyan eller taşlaştı şimdi,
O zamanlar diye başlamıyor cümlelerim,
Zamana kinim var, çoğalıyor, taşıyor,
Uzamış sevdamın sarkıtları,
Gözyaşıdır elbet donan,
Hayalim yönünü şaşırmış,
Unutmuş dağıttığı kuş yuvalarını,
Tuzaklara takılmış ayağım,
Tökezleyerek çıkıyorum viran şehirden,
Dönüşü olmayan ufuklara dikiyorum gözümü,
Bu hayra alamet değil, yolculuk meçhul, karanlık,
Kendimi göremiyorum aynada, tanıyamıyorum,
Bana yine bir haller oldu…
Sırrı Çınar |
 |