AYNA
Sihirli ayna koridoruna girdiğimde
Annem, babamın küçük gülüydüm…
Gül kokardım, gül görürdüm aynada,
Sarı, beyaz, kırmızı…

Sayarken yılları, koyarken yaşları üst üste,
Dikenlerim oldu on üçte,
Şaşırdım mevsimleri, yıldırımlar düştü yanıma,
Açtım güzde, boranda,
İlk o sabah uyandığımda
Kin akan gözlerle tanıştım aynada,

İki kara gözle beraber gül,
Gülün rengi kan kırmızı, dikenleri al,
Sihirli nameler çalarken yüreğim,
Tam tam sesleri göründü aynada,

Parmaklarım kerpeten, ayaklarım tufan,
Kasırgaya boyun bükmüş güldüm aynada,
Goncayı kem gözlerle çürüttü biri,
Koku kalmadı, renkler soldu,
Daha on sekizde suyum satıldı düğünde, pazarda,
Beleş, sebil, ucuz,
Aşk sihre dost, sihir aşkın kardaşı, yan yana
Sırıtarak keskin dişlerini gösterdi aynada,

Yirmi beşte ayna göstermedi gülü,
Menzili uzak bomba gibiydi dikenler,
Çizgiler sarmıştı benzimi,
Riya kokuları sarmıştı genzimi,
Sihrin kerameti diye bir daha, bir daha
Her bakışımda bir kökten fırlayan
Yüzlerce diken gördüm aynada.

Babamın, annemin küçük gülüydüm,
Onlar alırken aynı kokuyu, görürken rengimi,
Otuz demiştim bağlama teknesinden,
Sapına perdeler düşmüş, nağmeler dizili,
İlk aklar tanışırken siyahın ülkesiyle,
Asılı beklerken umutlar zamanda,
İnleyen sesi duydum bağlamayla aynada,

Umutların son kırıntısını sihre cila yapınca,
Kırışan yüzümle düşe kalka kırka varınca,
Annem babamın gül kokusu zihnimde,
Kırık bir saz ama ses veriyor tele vurunca,
Mızrap vuruyor gönül teline, parmaklar gövdeyi dövüyor,
Sihir kalkmış, talan bitmiş,
Yaşlı, eski, susan bir hal karşımda,
Bu bakış hiç bitmeyecek, zaman kendini kovsa da
Bu son bakış ayrılmaz, kilitlendi orada,
Benim olan her şeyle kendimi gördüm aynada…
 

Sırrı Çınar

Şiir      Ana Sayfa