|
 |
2020 YILINA MEKTUP
Bu gün 2000 yılının ilk günü. Geldi, geliyor derken kavuştuğumuz bu günlere
çok önem verdik. Hatta 2000’li yıllar o kadar uzak uzaktı ki.... 1986 yılı
sonu, 1987 yılının başıydı. PTT 2000 yılına mektup kampanyası başlatmıştı.
Ben de 2 zarf satın almış ama postaya vermemiştim. Ne yazacağıma karar
vermediğim için zarflar anı olarak kaldı. Yazmak istediklerimin bir çoğunu
kaleme almaya cesaret edememiştim. 2000’li yıllar için büyük idealler
besliyordum. Bu ideallerin gerçekleşmemesi halinde üzüleceğimi, sükutu
hayale uğrayacağımı düşünmüş, kendime yazmaktan vazgeçmiştim.
***
Her şeyi göze alarak 2020’e yazmaya karar verdim. Bu mektubu size;Türkiye’yi
üç-beş büyük şehirden ibaret sayan, aydın diye geçinenlerin dayattığı
kültürleri soluyarak, geleceğe ayna tutanların içinden yazmıyorum. Mutlu,
refah Türkiye’yi hiç olmazsa 20 yıl sonra bulmanın umuduyla yazıyorum. Umut
ediyorum ki bu Millet yazacaklarımı gerçekleştirmiş olacak.
Mesela, Türk mimarisi gelişmiş, şehirlerimiz kültürümüze yaslanarak
oluşacak.
Teknolojik yeniliklerde yüzlerce Türk adı olacak artık. Bilim, Türk’lerin
imzasını taşıyacak. Diğer milletlerin bilim adamları mazeret üretmekle
meşgul olacak… Mütefekkirlerimiz dünyayı dolaşarak konferanslar verecek .
Kitap baskıları beş milyonu geçmiş, on milyona dayanmış olacak. İnsanımız
okumayı bir hayat tarzı olarak geliştirecek. Cahillik diye bir problemimiz
olmayacak. Ortalama eğitim süremiz 10 yıla dayanacak.(Ortalama, zorunlu
değil)
2020’nin insanları sözünü tutmayana, ahde vefa göstermeyene toplum olarak
ağır cezalar vereceksiniz. İnsan, insana, insan yaşadığı yere dost olmuş,
barışı kendi içinizde yaşayacaksınız. Dostlukları bitirmek isteyenler,
geçerli hiç bir neden bulamayacaklar. Bilenle, bilmeyenin ayrı tutulduğu,
hatta bilmeyenin kalmadığı günleri yaşıyorsunuz. Konuşma özgürlüğünü doğru
anlamış olarak herkes konuşacak. Konuşanların çok kolay anlattığı,
dinleyenlerin hemen anladığı konuşmalar gerçekleşecek. Milletimizin en
kutsal değerlerine sahiplenerek, bu değerlerin geliştirilmesi için
konuşacaksınız. İletişim kültürü gelişmesini tamamlamış, demokrasiyi
tanımlamış, İslam'ı anlamış olacaksınız. Renkler herkese aynı görünecek .
Kavramlar doğru kullanılacak. Değer ölçülerinin yerini paraya kaptırmadan,
parayı kazanmanın meşru yolunu bulacaksınız.
Bölünmeler, ayrışmaları tarihe gömmüş, birlik olmanın tadını çıkaracaksınız.
Birbirinizi anlayacak. Bir birinizi anlamak için ısrar edeceksiniz.
Türk dünyası çağa mührünü vuracak. Türkiye de aynı istikamete, ideallere
koştuğu için, bunun nimetlerini görüp, mutlu olacaksınız.
Türkçe konuşmanın, milli ve manevi değerlere sahip çıkmanın, Türk olarak
yaşamanın hazzını hissedeceksiniz.
Bilgi çağının gereklerini yerine getirmiş, ısrarla ileriye gitmek
isteyenlerle birlikte olmanın bir şans olduğunu düşüneceksiniz.
Büyük devlet, büyük millet olduğunuzun farkındasınız artık. Dışarıdan gelen
etkilere gerekli dersi veren yöneticilerle çalışacaksınız.
Türk cumhuriyetleriyle her hafta görüşen Dış İşleri Bakanlarının olduğu bir
ülkede yaşıyorsunuz, ne mutlu size.
Bütün bu güzellikleri yaşatan , kendini bu millete feda edenlere minnet
duyuyorsunuz ..
***
Ülkenin çoğunluğunu meydana getiren , görünmeyen, dillendirilmeyen, güçlü
bacağınızdan bahsetmeden olmaz. Bir zamanlar; tek odada üç-beş çocukla
yaşayanlar, o günleri hoş duygularla yad edecekler. Tuvaleti içinde olan,
banyolu, mutfaklı, sulu çağdaş konutlarda yaşayanların ülkesindesiniz.
Gelişmeleri günü-gününe takip edenlerin, 50 yıl önce yaşadıklarından uzak,
yeni yaşama merhaba diyenlerin mutluluğunu paylaşıyorsunuz. Tavuklarının
yumurtasını satmaya ihtiyacı olmadan çocuklarına yediren, pazarda satılan
gıdaları kolayca satın alan mutlu insanlarla birliktesiniz. İki-üç kumayla
aynı evi paylaşmayı, eşini döven erkekleri, yıllık geliri 300 Doları
geçmeyenleri bu günlere bırakacaksınız . Aldığı asgari ücretle iki çocuğunu
okutup ailesine rahat hayat yaşatan babalarla, hasta olsa bile sosyal
güvenlik kuruluşlarının ilgilendiği analarla güven içindesiniz. İlkel
çağlarda yaşanan sebeplere dayanan cinayetlerin işlenmediği, çocukların
sokağa bırakılmadığı ülkedesiniz. Okula giden, ilkokuldan sonra okumaya
devam eden gençlerin olduğu, tamirhanelerde çocuk çalışmayan günlerdesiniz.
Dilencinin olmadığı, suç işleme oranının sıfıra yakın olduğu refahla
iç-içesiniz. Dengeli beslenen bir nüfusa sahipsiniz. Tarım nüfusu yüzde
onlarda ama buğday ihraç eden büyük, kendine yeten hatta fazla veren
Türkiye’desiniz.
Yazacaklarımın çok azını yazabildim. Yarınlara güven yüklemiş, yarınlara
güçlü bacaklarınızla koşuyorsunuz.
Umarım, 2020 yılında bunları yaşıyor, mutluluğu ve refahı yazıyorsunuz?.
2020 ‘de İdealler için mücadele erdeminin yaşandığını görür gibiyim. Allah
ömür verir ise görüşürüz. Kim bilir?
01,01,2000
Sırrı Çınar |
 |